ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Çarşamba günü Tahran'da bir araya gelerek iki ülke arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı (MoU) imzaladı. Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili, anlaşmanın İran'ın nükleer silah programının tamamen durdurulmasını ve uluslararası denetime açılmasını öngördüğünü belirtti. Mutabakat, Pazar günü ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından dijital ortamda da onaylanmıştı. İmza töreni, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da katılımıyla gerçekleşti.
Anlaşmanın ayrıntıları ve arka planı
Mutabakat zaptı, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve mevcut stoklarını uluslararası gözetim altında azaltmasını öngörüyor. Buna karşılık ABD, İran'a yönelik tüm ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldıracak. Anlaşma, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yerini alacak şekilde tasarlandı. Trump, ilk döneminde KOEP'ten tek taraflı olarak çekilmiş ve İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını başlatmıştı. Bu politika, İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurmak bir yana, programı daha da hızlandırmasına yol açmıştı.
Anlaşma kapsamında İran, Natanz ve Fordow tesislerindeki santrifüjlerin %90'ını sökecek ve kalanlar yalnızca barışçıl amaçlarla kullanılacak. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine sınırsız erişim izni verilecek. Ayrıca İran, balistik füze programını da sınırlandırmayı kabul etti. ABD tarafı ise İran'ın ham petrol ihracatına yönelik yaptırımları altı ay içinde kaldıracak ve İran Merkez Bankası'nın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, Orta Doğu'da yeni bir dengenin habercisi olabilir. İran'ın nükleer dosyasının kapanması, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri için güvenlik garantisi anlamına geliyor. Ancak İsrail, anlaşmaya sert tepki gösterdi. Başbakan Binyamin Netanyahu, İran'ın nükleer tesislerinin tamamen sökülmemesini 'büyük bir hata' olarak nitelendirdi. Rusya ve Çin ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'Uzun süren gerilimin ardından diplomatik çözümün bulunması, küresel istikrar açısından olumludur' dedi. Çin ise İran petrolüne yönelik yaptırımların kalkmasıyla enerji arzında rahatlama bekliyor.
Avrupa Birliği, anlaşmayı müzakere masasına dönüş olarak selamlarken, bazı Avrupalı diplomatlar uygulamanın takipçisi olacaklarını belirtti. Ekonomik boyutta ise İran'ın pazara dönüşü, küresel petrol fiyatlarında düşüş beklentisi yarattı. Brent petrol, haberin ardından yüzde 3 geriledi. Uzmanlar, İran'ın günlük 1,5 milyon varil ek arz sağlayabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 535 kilometrelik sınırı paylaşıyor ve iki ülke arasında enerji, ticaret ve güvenlik alanlarında yoğun ilişkiler bulunuyor. İran'a yönelik yaptırımların kalkması, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ithalatında maliyet avantajı sağlayabilir. Ayrıca, ABD ve İran arasındaki gerilimin azalması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin güvenlik kaygılarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak İran'ın nükleer programından vazgeçmesi, bölgede İran'ın nüfuzunu artırabilir; bu da Türkiye'nin Kafkasya ve Orta Doğu'daki stratejik dengeleri yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ankara, anlaşmanın uygulanmasını yakından takip ediyor.