Eski ABD Başkanı Donald Trump, sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social’daki gönderilerine Wall Street’teki yatırım firmaları ve ticaret şirketleri için yüksek hızlı erişim satmayı planlıyor. Girişim, Trump’ın ve platformdaki diğer önde gelen hesapların paylaşımlarını gerçek zamanlı olarak finansal kurumlara ulaştırmayı hedefliyor.
Planın detayları ve arka plan
Truth Social’ın ana şirketi Trump Media & Technology Group (TMTG), bu hamle ile platformdaki içerikleri veri akışı olarak satmayı amaçlıyor. Özellikle Trump’ın döviz, hisse senedi ve kripto para piyasalarını etkileyebilecek açıklamalarına anında erişmek isteyen tüccarlar ve yatırımcılar hedef kitleyi oluşturuyor. Benzer bir model, Financial Times ve Bloomberg gibi haber ajansları tarafından da kullanılıyor; ancak Trump’ın doğrudan tweet’lerinin (Truth Social’da “truth” olarak adlandırılıyor) piyasalar üzerindeki etkisi, 2016-2020 döneminde defalarca kanıtlanmıştı.
Trump’ın Truth Social’daki gönderileri, başkanlık döneminde Twitter’da olduğu gibi sık sık piyasa hareketlerine yol açtı. Örneğin, 2018’de Trump’ın Amazon’u eleştiren tweet’leri şirketin hisselerini düşürmüş, Çin’e yönelik tarife açıklamaları emtia fiyatlarını etkilemişti. Yeni girişim, bu tür anlık etkileri paraya çevirmeyi amaçlıyor. TMTG, hizmetin lansman tarihi ve fiyatlandırması konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak konuya yakın kaynaklar, abonelik modeli ve yıllık ücretlendirme üzerinde çalışıldığını belirtiyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Bu hamle, siyasi figürlerin medya platformlarını ticarileştirme eğiliminin bir parçası olarak görülüyor. Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerine yeniden aday olması durumunda, Truth Social’ın finansal veri satışı gelir modeli daha da önem kazanabilir. ABD’de sosyal medya şirketlerinin kullanıcı verilerini satması sıkça eleştirilirken, Trump’ın kendi gönderilerini doğrudan Wall Street’e satması etik ve düzenleyici soruları da beraberinde getiriyor. SEC (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) ve diğer düzenleyiciler, bu tür veri akışlarının piyasa manipülasyonuna yol açıp açmayacağını inceleyebilir.
Avrupa Birliği’nde ise benzer bir model Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında daha sıkı düzenlemelere tabi. Trump’ın platformu şu anda ABD merkezli olduğu için doğrudan AB düzenlemelerine tabi değil ancak küresel yatırımcıların ilgisi, düzenleyici kurumların dikkatini çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, öncelikle küresel piyasalardaki oynaklığı artırma potansiyeli taşıyor. Trump’ın Truth Social gönderilerine yüksek hızlı erişim, özellikle Türk yatırımcıların da işlem yaptığı ABD borsaları, dolar/TL paritesi ve gelişmekte olan piyasa varlıklarını anlık olarak etkileyebilir. Ayrıca, sosyal medya verilerinin finansal amaçlarla ticarileştirilmesi, Türkiye’deki benzer platformlar (örneğin siyasi figürlerin kullandığı yerel ağlar) için emsal teşkil edebilir. Ancak doğrudan bir etki yok denecek kadar az; bu daha çok ABD siyaseti ve küresel finansın kesiştiği bir alan.