Kanada'nın batı eyaletlerinde haftalardır süren orman yangınları, ABD'nin Ortabatı ve Kuzeydoğu bölgelerini etkisi altına aldı. Michigan eyaletinin Detroit kenti, 16 Temmuz'da hava kalitesi endeksini 600 puana çıkararak dünyanın en kirli havasına sahip şehri oldu. Normal şartlarda 0-50 aralığında olması gereken Partikül Madde (PM2.5) seviyesi, Detroit'te 600 ile ölçüldü. Bu, "tehlikeli" kategori olarak tanımlanan seviyelerin çok üzerinde bir değer. Uzmanlar, bu havanın solunmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yetkililer, astım ve kalp rahatsızlığı olanlarla çocuklara dışarı çıkmamalarını, sağlıklı bireylere ise maske takarak kısa süreli dolaşmalarını tavsiye etti. Yangınlar, Kanada'nın Britanya Kolumbiyası ve Alberta eyaletlerinde çıktı ve rüzgarların etkisiyle güneye taşındı. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, dumanın önümüzdeki günlerde Chicago, Indianapolis ve Cleveland gibi şehirleri de etkilemesini bekliyor. Detroit'in yanı sıra Chicago ve Toronto'da da hava kalitesi alarmı verildi. Şehirlerde okullar tatil edildi, açık hava etkinlikleri iptal edildi. Havayolu şirketleri, Detroit ve Chicago havalimanlarında uçuş sayılarını azalttı; bazı uçaklar duman nedeniyle iniş yapamadı ve yön değiştirdi. Kanada'da ise yangınla mücadele eden ekipler hummalı çalışıyor. Şimdiye kadar 6 milyon dönümden fazla alan kül oldu. Bu, Kanada'nın son 10 yıldaki yıllık ortalamasının 10 katı. Kanada hükümeti, 500'den fazla askeri yangın bölgesine sevk etti. ABD'den de 200 itfaiyeci destek için Kanada'ya gitti. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), bu yıl ABD'de kaydedilen en yüksek PM2.5 seviyesi olduğunu açıkladı. 2021'de Kaliforniya'daki yangınlarda seviye 400'e ulaşmıştı. Kutup girdabının dengesizliği ve artan sıcaklıklar, yangınların şiddetini artırıyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarını tetiklediğini vurguluyor.
Yangınların arkasında iklim değişikliği mi var?
Kanada'da orman yangınları mevsimsel olarak her yıl görülse de, bu yılki yangınların süresi ve şiddeti çok daha yoğun. British Columbia Üniversitesi'nden iklim bilimci Dr. Simon Donner, "Batı Kanada'da sıcaklıklar normalin 10 santigrat derece üzerinde seyrediyor. Daha sıcak ve kuru hava, bitki örtüsünü kurutarak yangın riskini artırıyor" dedi. Kanada Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, bu yıl şimdiye kadar 3.000'den fazla yangın çıktı. Yangınların %50'sinden fazlası insan kaynaklı: kamp ateşleri, sigara izmaritleri veya tarım ekipmanları. Ancak doğal yangınların %45'i yıldırımlara bağlanıyor. Yangınların yayılmasını durdurmak için Kanada ve ABD ortak hava operasyonları düzenliyor. C-130 Hercules uçakları, yangın söndürme kimyasalları atıyor. Uzun vadeli çözüm ise orman yönetimi: kontrollü yakma, ağaçlandırma ve yangın koridorları oluşturma. Ancak bütçe kısıtlamaları ve iklim değişikliği bu çabaları zorlaştırıyor. ABD Başkanı Joe Biden, Kanada'ya yardım konusunda 'her türlü desteği' sağlayacaklarını belirtti. Ancak siyasi çevreler, her iki ülkenin de iklim değişikliğiyle mücadele politikalarına daha fazla kaynak ayırması gerektiğini savunuyor.
Ekonomik ve sosyal boyut: Turizm, tarım ve enerji
Yangınlar sadece sağlık değil, aynı zamanda ekonomik kriz de yaratıyor. ABD'de turizm sektörü, duman nedeniyle büyük kayıplar yaşadı. Chicago'daki Navy Pier ve Millenium Park gibi turistik yerler ziyaretçi sayısında %40 düşüş bildirdi. Tarım sektöründe ise Mısır ve soya fasulyesi üretimi etkilendi; duman fotosentezi azaltarak bitki gelişimini yavaşlatıyor. Enerji sektöründe, güneş panellerinin verimliliği düştü. Texas'taki güneş enerjisi çiftliklerinde üretim %15 azaldı. Ulaşımda ise demiryolları ve karayollarında görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle aksamalar yaşanıyor. Uzun vadeli olarak, iklim değişikliğinin bu tür olayları daha sık getireceği tahmin ediliyor. Columbia Üniversitesi'nden Dr. Kim Knowlton, "2020'lerin sonunda her yıl böyle bir krizle karşılaşabiliriz" uyarısında bulundu. Bu durum, yangın sigortası primlerini artıracak, emlak piyasasını etkileyecek ve sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacak. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), hastanelerde solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle başvurularda %25 artış kaydetti. Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda astım atakları arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada ve ABD'deki yangınların Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, iklim değişikliğinin küresel boyutu Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle benzer kuraklık ve yangın riskleriyle karşı karşıya. 2021'deki Antalya ve Muğla yangınları bu riski göstermişti. Bu tür olaylar, Türkiye'nin orman yönetimi ve afet hazırlık kapasitesini artırması gerekliliğini hatırlatıyor. Ayrıca, ABD ve Kanada'nın karşılaştığı hava kirliliği krizleri, Türkiye'nin büyükşehirlerinde de benzer senaryoların yaşanabileceğine işaret ediyor. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğini güçlendirmeli ve Orman Genel Müdürlüğü'nün yangınla mücadele ekipmanlarını modernize etmelidir. Ekonomik olarak, yangınların küresel tarım ve enerji piyasalarına etkisi Türkiye'nin ithalat maliyetlerini artırabilir; bu nedenle gıda ve enerji arz güvenliği için yerli üretim teşvikleri önem kazanıyor.