ABD'nin önde gelen federal temyiz mahkemelerinden biri, eski Başkan Donald Trump yönetiminin trans bireylerin orduda görev yapmasını yasaklayan politikasının anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Richmond merkezli 4. Bölge Temyiz Mahkemesi, 2-1 oyla aldığı kararda, Trump yönetiminin 2017'de uygulamaya koyduğu yasağın "açıkça aşağılayıcı" olduğunu ve "siyasi olarak popüler olmayan bir gruba zarar verme arzusuyla" hareket edildiğini belirtti. Karar, dönemin Savunma Bakanı Jim Mattis'in raporuna dayanılarak hazırlanan ve trans bireylerin askerlik hizmetini ciddi biçimde kısıtlayan politikanın iptalini öngörüyor. Mahkeme, bu politikanın trans bireylere karşı ayrımcılık oluşturduğunu ve anayasanın eşit koruma hükmünü ihlal ettiğini vurguladı.
Kararın Arka Planı ve Hukuki Boyut
Trump, 2017 yılında Twitter üzerinden yaptığı bir açıklamayla trans bireylerin orduda görev yapamayacağını duyurmuş ve bu kararın "muazzam tıbbi maliyetler" ve "birlik içinde uyumsuzluk" gerekçelerine dayandığını iddia etmişti. Ardından Savunma Bakanlığı, Mattis'in hazırladığı bir raporla bu yasağı resmileştirmişti. Ancak federal mahkemeler bu politikayı defalarca engellemişti. 4. Bölge Temyiz Mahkemesi'nin kararı, bu hukuki sürecin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Mahkeme, yasağın "trans bireylerin cinsiyet kimliğine dayalı bir önyargıdan kaynaklandığı" sonucuna vardı. Kararın gerekçesinde, yönetimin "askeri hazırlık" iddiasının aslında temelsiz olduğu ve trans bireylerin orduda başarıyla hizmet ettiğine dair kanıtlar bulunduğu belirtildi.
Mahkeme ayrıca, ABD Yüksek Mahkemesi'nin benzer bir davada 2020'de verdiği karara atıfta bulundu. Yüksek Mahkeme, işyerinde ayrımcılığı yasaklayan 1964 tarihli Sivil Haklar Yasası'nın trans bireyleri de kapsadığına hükmetmişti. Bu karar, ordudaki trans bireylerin hakları için de emsal teşkil etti. 4. Bölge Mahkemesi, "Hükümet, trans bireylerin askerlik hizmetine uygun olmadığını kanıtlayamadı" ifadesini kullandı. Karar, halen orduda aktif olarak görev yapan trans askerlerin varlığının bu iddiayı çürüttüğünü vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'deki trans hakları mücadelesinde önemli bir zafer olarak görülüyor. Biden yönetimi, göreve gelir gelmez Trump'ın trans yasağını kaldırmış ve orduyu trans bireylere yeniden açmıştı. Ancak Cumhuriyetçi Parti'nin kontrolündeki eyaletlerde trans haklarına yönelik kısıtlamalar devam ediyor. Bu karar, diğer federal mahkemeler için de bağlayıcı olmasa da, benzer davalarda emsal teşkil edebilir. Küresel ölçekte ise karar, dünya genelinde trans bireylerin askerlik hizmetine katılımı konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. İsrail, Kanada ve Birleşik Krallık gibi ülkeler trans bireylerin orduda görev yapmasına izin verirken, birçok ülke hâlâ bu konuda kısıtlamalar uyguluyor. Karar, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu karar, Türkiye'deki LGBTİ+ hakları tartışmaları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, uluslararası hukukta trans bireylerin askerlik hizmetine katılımına ilişkin önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye'de trans bireylerin askerlik durumu net bir yasal düzenlemeye bağlı değil. Bu karar, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi ulusüstü yargı organları nezdinde yapılacak başvurularda referans olarak kullanılabilir. Ayrıca, ABD'deki bu gelişme, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin de askeri personel politikalarını gözden geçirmesi gerektiği yönünde tartışmaları tetikleyebilir. Ancak iç siyasetteki hassasiyetler nedeniyle kısa vadede somut bir değişiklik beklenmiyor.