ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran yönetimiyle müzakere masasına oturmak için acele etmediğini açıkladı. Trump, İran rejimini 'şeytani' olarak nitelendirirken, yeni İran heyetinin anlaşmayı engelleyen isimlerden oluştuğunu iddia etti. Başkan, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda daha önce yaptırımların arttırılması gerektiğini savunmuştu. Trump yönetimi, İran'ın 2015 nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından baskı politikasını sürdürüyor.
Gelişmenin arka planı
Trump, Fox News muhabiri Trey Yingst ile yaptığı görüşmede, 'Şu anda müzakere etmek istemiyorum. İran rejimi şeytani ve onları durdurmanın yolu anlaşma yapmaktan geçmiyor' ifadelerini kullandı. Başkan, yeni İranlı müzakerecilerin 'anlaşmayı engelleyen kişiler' olduğunu öne sürdü. Bu açıklamalar, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) erişim kısıtlamaları getirdiği bir döneme denk geldi. İran, nükleer programının barışçıl olduğunda ısrar ederken, Batılı istihbarat örgütleri Tahran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmaya yaklaştığını belirtiyor. Trump yönetimi, 2020 yılında General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle tırmanan gerilimin ardından İran'a ekonomik yaptırımları sıkılaştırmıştı.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın bu açıklamaları, Orta Doğu'da tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın Yemen'deki Husilere desteğinden ve bölgedeki vekil güçlerinden şikayetçi. İsrail ise İran'ın nükleer programına karşı askeri seçenekleri masada tutuyor. Trump'ın 'müzakere yok' mesajı, Tahran'da 'maksimum baskı' politikasının devamı olarak yorumlanıyor. Ancak eski ABD'li diplomatlara göre, bu söylem müzakereleri imkansız hale getirerek krizi derinleştirebilir. İran, Trump'ın geri dönüşü halinde nükleer dosyayı daha da sertleştireceğini sinyalini vermişti. Halihazırda İran'ın uranyum zenginleştirme oranı %60'a ulaşmış durumda; bu oran silah sınıfı üretim için gereken %90'a oldukça yakın. UAEA'nın en son raporu, İran'ın birikmiş zenginleştirilmiş uranyum miktarının 2021'deki düzeyi 20 kat aştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD hem İran'la diplomatik ilişkilerini sürdüren ender ülkelerden biri. Trump'ın İran'la müzakereye soğuk bakması, Türkiye'nin bölgesel enerji koridorları ve güvenlik dengelerini etkileyebilir. Ankara, İran'a yönelik yaptırımlara tam anlamıyla katılmamakla birlikte, Tahran'ın nükleer faaliyetlerini 'endişe verici' buluyor. Suriye, Irak ve Kafkasya'da iş birliği yapılan İran'ın uluslararası alanda daha da izole olması, Türkiye'ye yeni diplomatik fırsatlar ve riskler sunabilir. Özellikle enerji ticareti ve sınır güvenliği açısından İran'la istikrarlı ilişkiler Ankara için kritik. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin bu iki aktör arasında denge politikasını zorlaştırabilir.