ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı tarife savaşı, ülke genelindeki küçük ve niş şirketleri olumsuz etkiliyor. Özellikle, düşük değerli ithalat için geçerli olan 'de minimis' istisnasının sona ermesi, Hanks of America gibi butik işletmeleri derinden sarstı. Bu istisna, 800 doların altındaki paketlerin gümrük vergisinden muaf tutulmasını sağlıyordu; ancak Trump yönetimi, Çin menşeli ürünlere yönelik sert tarifeler kapsamında bu muafiyeti kaldırdı. Sonuç olarak, ithal malzeme ve bileşenlere bağımlı küçük ölçekli üreticiler, ani maliyet artışlarıyla karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, bu durumun ABD imalat sektöründe yaygın iş kayıplarına ve tüketici fiyatlarında yükselişe yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
De Minimis İstisnası Nedir ve Neden Kaldırıldı?
'De minimis' istisnası, ABD'ye gelen düşük değerli paketlerin gümrük işlemlerinden muaf tutulmasını sağlayan bir düzenlemeydi. 2016'da 200 dolardan 800 dolara çıkarılan bu eşik, özellikle e-ticaret ve küçük ölçekli ithalatçılar için hayati önem taşıyordu. Trump yönetimi, bu istisnanın Çinli şirketler tarafından vergi kaçırmak ve ABD'li üreticileri haksız rekabetle ezmek için kullanıldığını savundu. 2025'in başlarında, Çin'e yönelik yeni tarifelerle birlikte de minimis muafiyeti askıya alındı. Karar, özellikle el yapımı ürünler, özel parçalar ve butik imalat yapan işletmeleri vurdu. Hanks of America gibi firmalar, ithal ettikleri her parça için artık gümrük vergisi ödemek zorunda. Bu ek maliyet, kâr marjları zaten düşük olan küçük işletmeler için sürdürülemez hale geliyor.
Örneğin, Hanks of America, el yapımı ahşap oyuncaklar ve dekoratif ürünler üreten bir aile işletmesi. Ürünlerinin bazı bileşenlerini Almanya ve Japonya'dan ithal ediyor. De minimis istisnası sayesinde, bu parçaları vergisiz getirerek rekabetçi fiyatlar sunabiliyordu. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte, her sevkiyat için %25'e varan gümrük vergisi ödemeye başladı. Şirket sahibi, "Maliyetlerimiz ikiye katlandı, ya fiyatları artıracağız ya da işçi çıkarmak zorunda kalacağız" diyor. Bu durum, sadece Hanks of America için değil, ülke çapında binlerce küçük üretici için geçerli.
Ekonomistler, de minimis istisnasının kaldırılmasının enflasyonist baskıları artıracağını belirtiyor. Düşük gelirli haneler, bu maliyet artışından orantısız şekilde etkilenecek. Ayrıca, küçük işletmelerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırması zaman alacak ve bu süreçte birçok firma iflas edebilir. Trump yönetimi ise kararın uzun vadede ABD üretimini güçlendireceğini savunuyor; ancak kısa vadeli etkiler oldukça yıkıcı olabilir.
Küresel Tedarik Zincirleri ve Ticaret Savaşının Yansımaları
ABD'nin de minimis istisnasını kaldırması, küresel tedarik zincirlerinde de önemli değişimlere yol açıyor. Çin, ABD'ye yönelik ihracatında düşüş yaşarken, Vietnam, Hindistan ve Meksika gibi ülkeler alternatif üretim merkezleri olarak öne çıkıyor. Ancak bu ülkelerden yapılan ithalat da yeni tarifelerden muaf değil. Dünya Ticaret Örgütü (WTO), artan korumacılığın küresel ticaret hacmini daraltabileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin bu adımı, diğer ülkelerin de benzer önlemler almasına yol açabilir ve ticaret savaşları derinleşebilir.
Avrupa Birliği ve Çin, ABD'nin tarife politikalarını Dünya Ticaret Örgütü'ne taşımayı değerlendiriyor. Öte yandan, ABD içinde de tartışmalar sürüyor. Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekilleri, de minimis istisnasının kaldırılmasının küçük işletmelere zarar verdiğini ve yönetimin bu konuda daha esnek olması gerektiğini savunuyor. Ancak Beyaz Saray, ulusal güvenlik ve ekonomik bağımsızlık gerekçesiyle politikada geri adım atmaya sıcak bakmıyor.
Uzmanlar, uzun vadede ABD'nin kendi üretim kapasitesini artırabileceğini ancak bunun yıllar alacağını ve geçiş döneminde birçok küçük işletmenin yok olacağını öngörüyor. Hanks of America gibi firmalar, ayakta kalabilmek için yerli tedarikçilere yönelmeye çalışsa da, bazı özel malzemeler hâlâ yurtdışından gelmek zorunda. Bu da maliyetleri düşürmeyi zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin de minimis istisnasını kaldırması, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel ticaret dengeleri üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, ABD'ye yaptığı ihracatta benzer tarifelerle karşılaşabilir; özellikle tekstil, otomotiv yedek parça ve makine sektörleri risk altında. Öte yandan, ABD'deki küçük işletmelerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak Türkiye'nin de kendi ithalatında de minimis benzeri muafiyetleri gözden geçirmesi ve olası bir ticaret savaşında denge politikası izlemesi gerekiyor. Küresel korumacılık dalgası, Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için hem tehdit hem de fırsat anlamına geliyor.