ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu’daki savaşı sona erdirecek ön anlaşmanın pazar günü imzalanacağını açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşmanın küresel petrol arzı için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini de kapsadığını belirtti. Ancak İran, anlaşmanın bu kadar kısa sürede imzalanacağı iddialarını reddetti ve müzakerelerin henüz tamamlanmadığını duyurdu.
Anlaşmanın arka planı ve tarafların tutumu
Trump’ın açıklaması, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden dolaylı müzakerelerin son aşamaya geldiği yönündeki haberlerin ardından geldi. Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamada, anlaşmanın İran’ın nükleer programına ilişkin kısıtlamalar ve bölgesel gerilimin azaltılmasını içerdiği ifade edildi. Trump, “Tarihi bir anlaşmaya vardık. Pazar günü imzalanacak ve Ortadoğu’da barış sağlanacak” dedi.
Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, yaptığı yazılı açıklamada “Henüz nihai bir metin üzerinde mutabakat sağlanmış değil. Müzakereler devam ediyor ve varılacak herhangi bir anlaşmanın zamanlaması konusunda aceleci davranılmasını doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı. Kanaani, Tahran’ın anlaşma takvimini belirleme yetkisinin kendilerinde olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, Trump’ın seçim öncesi bir diplomatik zafer kazanma gayreti içinde olduğunu belirtiyor. Öte yandan İran, anlaşmanın kendi çıkarlarına uygun şekilde sonuçlanması için zamana ihtiyaç duyduğunu sinyalini veriyor. Her iki taraf da kamuoyuna farklı mesajlar vererek müzakere masasındaki pozisyonlarını güçlendirmeye çalışıyor.
Hürmüz Boğazı ve küresel etkiler
Anlaşmanın en kritik unsurlarından biri, dünya ham petrol ihracatının yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın güvenliği. Trump sosyal medya paylaşımında, “Bundan böyle Hürmüz Boğazı’nda hiçbir gerilim yaşanmayacak. Petrol fiyatları istikrara kavuşacak” dedi. İran ise boğazın kontrolünün kendisinde olduğunu ve herhangi bir anlaşmanın bu egemenlik hakkını tanıması gerektiğini savunuyor.
Enerji piyasaları, anlaşma haberine olumlu tepki verdi. Brent petrol fiyatları yüzde 2 düşüşle 78 dolar seviyesine geriledi. Analistler, anlaşmanın sağlanması durumunda petrol fiyatlarında daha kalıcı bir düşüş beklenebileceğini, ancak İran’ın itirazları ve belirsizliklerin piyasalarda oynaklığa yol açtığını belirtiyor.
Bölgesel aktörlerden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, anlaşmayı dolaylı olarak desteklerken, İsrail ise İran’ın nükleer programa yönelik kısıtlamaların denetlenmemesi halinde anlaşmanın tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu. Rusya ve Çin ise müzakerelerin kapsayıcı olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ortadoğu’da barış ve istikrarı destekleyen bir ülke olarak bu anlaşmayı yakından takip ediyor. Anlaşmanın sağlanması, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji arzının güvenliğini artıracağı için Türkiye’nin enerji maliyetlerini olumlu etkileyebilir. Ayrıca İran ile ticari ilişkilerin normalleşmesi, doğal gaz ve petrol ithalatında yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak anlaşmanın Irak, Suriye ve Yemen’deki vekil güçler üzerindeki etkisi, Türkiye’nin güvenlik politikalarını doğrudan ilgilendiriyor. Tahran’ın bölgesel nüfuzunun sınırlanması, Türkiye’nin kuzey Irak ve Suriye’deki operasyonel alanını dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, anlaşma sürecini hem ekonomik hem de güvenlik boyutlarıyla dikkatle izlemektedir.