Eski ABD Başkanı Donald Trump, New York Times muhabiri Maggie Haberman'ın kendisinin sağlık durumunu 'bir siyah kutu' olarak tanımlamasına çılgına döndü. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Haberman ve gazetenin diğer muhabirleri hakkında ağır ifadeler kullandı. 'Bu insanlar hasta ve sapkın,' diyen Trump, Walter Reed Askeri Hastanesi'nde yaptırdığı sağlık kontrollerinin 'mükemmel' olduğunu ve bilişsel testlerde 'birinci' olduğunu iddia etti. Ancak bu iddialar, bağımsız tıbbi kaynaklarca doğrulanmış değil.
Arka plan: Sağlık söylentileri ve medya çatışması
Trump'ın sağlık durumu, 2016 seçim kampanyasından bu yana sürekli tartışma konusu oldu. 78 yaşındaki eski başkan, obezite ve yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarına rağmen kendini sürekli 'mükemmel sağlıkta' olarak tanımlıyor. Geçen ay New York Times'ta yayımlanan bir makalede, muhabir Maggie Haberman, Trump'ın sağlık geçmişinin 'bir siyah kutu' olduğunu yazmıştı. Bu ifade, Trump'ın sağlık kayıtlarının şeffaf olmadığına ve kamuoyunun gerçek durumu bilmediğine işaret ediyordu.
Trump, Haberman'ın kitabı 'Confidence Man'de de kendisini eleştirdiğini hatırlatarak, 'Maggie Haberman gibi yalancı bir muhabir, sağlığım hakkında hiçbir şey bilmiyor. Walter Reed'de doktorlarım bana her şeyin mükemmel olduğunu söyledi,' dedi. Trump ayrıca, başkanlığı sırasında yaptırdığı bilişsel testte 'tüm doğru cevapları verdiğini' ve testin 'çok kolay' olduğunu söyledi. Ancak uzmanlar, bu testin demans gibi ciddi bilişsel bozuklukları tespit etmek için tasarlandığını, normal bir insanın yüksek puan almasının olağan olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sağlık ve liderlik krizi
Trump'ın sağlık durumu, sadece ABD iç siyaseti için değil, küresel istikrar açısından da önem taşıyor. Eski başkan, 2024 seçimlerine aday olma sinyali veriyor ve anketlerde önde gidiyor. Ancak sağlık sorunları, başkanlık görevini yerine getirme kapasitesiyle ilgili soru işaretleri yaratıyor. ABD'de başkan adaylarının sağlık kayıtlarını kamuoyuyla paylaşması bir gelenek olsa da Trump, bu geleneği bozarak sadece kendi doktorlarının hazırladığı kısa raporları yayımladı.
Bu durum, ABD'nin müttefikleri ve rakipleri için belirsizlik yaratıyor. Özellikle NATO, Çin ve Rusya gibi aktörler, ABD liderliğinin istikrarını yakından takip ediyor. Trump'ın sağlık krizi, ABD'nin küresel pozisyonunu zayıflatabilir ve rakiplerine fırsat verebilir. Ayrıca, medyanın bu konudaki ısrarlı soruları, Trump'ın medyayla olan savaşını derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın sağlık durumu ve medyayla çatışması, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkilemese de, ABD siyasetindeki istikrarsızlık Türkiye için bir risk faktörüdür. Trump'ın 2024'te tekrar aday olması halinde, Türkiye ile ilişkileri daha öngörülemez hale gelebilir. Zira Trump, başkanlığı döneminde Türkiye'ye yönelik yaptırım tehditlerinde bulunmuş ve NATO içinde anlaşmazlıklar yaşamıştı. Ayrıca, sağlık sorunları nedeniyle liderlik kapasitesinin sorgulanması, küresel ölçekte güç boşluğu yaratabilir. Ancak Türkiye, bu tür belirsizliklere karşı kendi çıkarlarını korumak için çok yönlü bir dış politika izlemektedir.