Eski ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir podcast yayınında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik sert ifadeler kullandı, ortaya attığı yeni başsavcı adayı Todd Blanche’ı savundu ve başkan yardımcısı adayı James David Vance ile Dışişleri Bakanı adayı Marco Rubio’nun profilini çıkardı. Trump’ın yayında dile getirdiği beş kritik başlık, hem ABD iç siyasetinde hem de uluslararası arenada yankı uyandırdı. Röportajda ayrıca Pam Bondi’yi görevden almasının ardından Blanche’ı neden tercih ettiğini açıkladı.
Netanyahu’ya soğuk rüzgarlar: "Rahatsız oldum"
Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile ilişkilerine dair çarpıcı bir itirafta bulundu: “Bibi’den rahatsız oldum.” İfadenin arka planında, Netanyahu’nun son dönemde attığı adımlar ve iki lider arasındaki görüş ayrılıklarının yattığı belirtiliyor. Trump, daha önceki dönemlerde Netanyahu’yu öven açıklamalar yapmış olsa da, özellikle İran nükleer anlaşması ve Batı Şeria politikaları konusunda anlaşmazlık yaşadıkları biliniyor. Röportajda Trump, Netanyahu’nun kendisini "bir kere bile arayıp teşekkür etmediğini" ima ederek, kişisel kırgınlığını da dile getirdi.
Trump’ın bu çıkışı, İsrail’deki koalisyon hükümeti için endişe kaynağı oldu. Netanyahu’nun en yakın müttefiklerinden biri olarak görülen Cumhuriyetçi liderin, olası bir zafer sonrası İsrail’e yönelik politikalarını yeniden şekillendirebileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan Trump’ın, Netanyahu’nun 2020 seçimlerinde Başkan Joe Biden’ı tebrik etmesine hâlâ alınganlık duyduğu biliniyor.
Başsavcılık koltuğu için sürpriz isim: Todd Blanche
Trump, podcast’te Adalet Bakanlığı’nın başına getirmek istediği ismi açıkladı: Todd Blanche. Blanche, Trump’ın hukuk ekibinde yer alan ve eski başkanı hakkındaki davalarda savunma yapan bir avukat. Trump, Pam Bondi’yi başsavcı adayı olarak düşündüğünü ancak “daha güçlü bir isim” arayışına girdiğini söyledi. Blanche’ın sadakati ve hukuki zekâsını öven Trump, “O, bu ülkeyi yeniden büyük yapacak ekipte kilit rol oynayacak” dedi.
Ancak bu atama, Washington’da tartışma yarattı. Blanche’ın Trump’ın kişisel avukatı olması, başsavcılık makamının tarafsızlığı konusunda kuşkulara yol açtı. Demokratlar, Blanche’ın atanması halinde Adalet Bakanlığı’nın Trump’ın siyasi hesaplarına alet edileceğini iddia ediyor. Cumhuriyetçi cephede ise Blanche’ın, Trump’ın seçim sonrası açacağı olası davalarda deneyimli bir isim olduğu savunuluyor.
Vance ve Rubio: “Çalışma konusu”
Trump, başkan yardımcısı adayı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı adayı Marco Rubio hakkında da ilginç yorumlarda bulundu. Vance için “O bir çalışma konusu” ifadesini kullanan Trump, daha önce kendisini sert biçimde eleştiren Vance’in sonradan sadık bir destekçiye dönüşmesini takdir etti. Rubio’yu ise “zeki ve çalışkan” olarak niteleyen Trump, onun Latin Amerika politikasındaki deneyimine vurgu yaptı.
Uzmanlar, Trump’ın bu ikiliyi birlikte anmasını, 2024 seçim stratejisinin bir parçası olarak yorumluyor. Vance, Orta Batı’daki işçi sınıfını; Rubio ise Florida’daki Küba kökenli seçmenleri etkileme potansiyeline sahip. Trump’ın podcaste verdiği bu röportaj, özellikle genç ve muhafazakâr seçmenlere ulaşma amacı taşıyor.
Pam Bondi’nin görevden alınması ve yeni yönelim
Trump, Pam Bondi’yi başsavcılık için değerlendirdiğini ancak vazgeçtiğini açıkladı. Bondi, Trump’ın ilk döneminde Beyaz Saray’da görev yapmış ve özellikle uyuşturucuyla mücadele konusunda adı öne çıkmıştı. Trump, Bondi’nin “birçok alanda başarılı olduğunu” ancak Blanche’ın daha uygun olduğuna karar verdiğini söyledi. Bu karar, Trump’ın hukuk ekibine ve kişisel sadakate verdiği önemi bir kez daha gösteriyor.
Podcast stratejisi ve orta vade seçimleri
Trump’ın podcast röportajı, geleneksel medyayı aşarak doğrudan seçmenlere ulaşma stratejisinin bir parçası. Eski başkan, 2024 başkanlık yarışı öncesinde alternatif medya platformlarını etkili biçimde kullanmaya devam ediyor. Röportajda, orta vade seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’yi geri alacağına olan inancını da dile getiren Trump, “Bu ülke bizi özledi. Geri döndüğümüzde her şey değişecek” sözleriyle taraftarlarına mesaj verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın Netanyahu’ya yönelik rahatsızlığı, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrini dolaylı olarak etkileyebilir. Trump’ın olası bir zaferi, ABD’nin Ortadoğu politikasında yeniden yalnızca İsrail odaklı bir çizgiye dönüş anlamına gelmeyebilir; zira Trump’ın Netanyahu’ya mesafeli tutumu, Washington-Tel Aviv hattında gerilim yaratabilir. Türkiye, bu durumda Doğu Akdeniz enerji işbirliği ve Filistin meselesinde daha manevra alanı bulabilir. Ancak Trump’ın atamayı düşündüğü Blanche gibi isimlerin Türkiye’ye yönelik tutumları bilinmiyor; bu belirsizlik, Türk dış politikası için yeni bir analiz dönemi anlamına geliyor.