Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega, ülkede bir daha seçim yapılmayacağını duyurarak uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı. 1979'dan bu yana kesintisiz olarak ülkeyi yöneten Ortega, yaptığı açıklamada "Artık seçimlere gerek kalmadı. Halkın iradesi sandıkta değil, sokakta tecelli ediyor" ifadelerini kullandı. Nikaragua Anayasası'na göre devlet başkanlığı süresi 5 yıl olmasına rağmen, Ortega 2007'den bu yana iktidarda ve son olarak 2021'deki seçimlerde oyların yüzde 75'ini alarak yeniden seçilmişti. Ancak bu seçimler, muhalefet liderlerinin tutuklanması ve medya üzerindeki baskılar nedeniyle uluslararası gözlemciler tarafından meşru kabul edilmemişti. Ortega'nın bu son hamlesi, ülkenin demokratik kurumlarının tamamen çöküşü olarak yorumlanıyor.
Seçimlerin kaldırılmasının arka planı
Ortega, 2018 yılında başlayan ve şiddetle bastırılan protestoların ardından ülkede olağanüstü hal ilan etmiş ve muhalefeti sindirmeye yönelik adımlar atmıştı. 2021 seçimlerinden önce yedi muhalefet adayı tutuklanmış, seçimlere katılamamıştı. Ortega'nın eşi ve başkan yardımcısı Rosario Murillo da yönetimde etkili bir isim olarak öne çıkıyor. İktidar çifti, ülkedeki tüm kritik kurumları kontrol altına alarak her türlü muhalefeti etkisiz hale getirdi. Son olarak, Ulusal Meclis'te yapılan bir oturumda, seçimlerin kaldırılmasına ilişkin yasa tasarısı kabul edildi. Tasarıda, "Nikaragua halkının doğrudan demokrasi yoluyla yönetilmesi" gerekçe gösterildi. Ancak muhalefet ve sivil toplum kuruluşları, bu kararın bir darbeye eşdeğer olduğunu belirtiyor. Nikaragua Episkopal Konferansı'ndan yapılan açıklamada, "Seçimler halkın egemenliğinin temelidir. Bu karar, ülkeyi uluslararası toplumdan tamamen izole edecektir" denildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Amerika ülkesi Nikaragua, son yıllarda artan otoriterleşme eğilimiyle dikkat çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği, Ortega yönetimine yönelik yaptırımları artırırken, ülke içindeki insan hakları ihlalleri de gündemde. Seçimlerin kaldırılması, bölgedeki diğer otoriter liderlere de örnek teşkil edebilir. Özellikle Venezuela ve Küba gibi ülkelerde benzer uygulamaların görüldüğüne işaret eden analistler, Nikaragua'nın bu kararla birlikte uluslararası alanda daha da yalnızlaşacağını belirtiyor. Öte yandan, Çin ve Rusya gibi ülkelerin Ortega yönetimine verdiği destek sürüyor. Çin, Nikaragua ile 2021'de diplomatik ilişkilerini yeniden kurmuş ve altyapı yatırımlarına başlamıştı. Bu durum, Soğuk Savaş benzeri bir kutuplaşmanın bölgede yeniden canlanmasına neden oluyor. Nikaragua'nın seçimleri kaldırması, Latin Amerika'daki demokrasi krizinin derinleştiğini gösterirken, uluslararası toplumun bu konuda nasıl bir tavır alacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nikaragua ile 2021'de imzalanan ticaret anlaşması kapsamında ikili ilişkilerini geliştirme çabasında. Ancak Ortega'nın seçimleri kaldırması, Türkiye'nin bu ülkeyle olan ilişkilerinde demokrasi ve insan hakları vurgusunu zayıflatabilir. Türkiye, Orta Amerika'da ticari ve diplomatik ağını genişletirken, otoriterleşen yönetimlerle iş birliğinin sınırları konusunda hassas bir denge kurmak zorunda. Ayrıca, bu durum bölgedeki diğer demokratik ülkelerle ilişkileri de etkileyebilir. Türkiye'nin, uluslararası toplumun bu konudaki ortak tepkisine uyum sağlaması ve demokratik ilkeleri savunması beklenir.