ABD Başkanı Donald Trump, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı 9 Haziran'da yapılan erken genel seçimlerde partisi Sivil Sözleşme'nin kazandığı 'kesin zafer' nedeniyle tebrik etti. Trump, 11 Haziran'da yaptığı açıklamada, Paşinyan'ın liderliğinde Ermenistan'ın demokratik reformlar, ekonomik büyüme ve bölgesel istikrar yolunda ilerlemesini umduğunu belirtti. Seçimi, Rusya'nın bölgedeki artan baskısına rağmen Paşinyan'ın gücünü pekiştirdiği bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
9 Haziran 2021'de yapılan seçimlerde Paşinyan'ın partisi oyların yüzde 49,8'ini alırken, ikinci sıradaki eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı yüzde 30,3 oy aldı. Seçimler, Paşinyan'ın 2018'deki kadife devrimle iktidara gelmesinden bu yana üçüncü kez sandığa gidilmesi anlamına geliyordu. Paşinyan, seçimleri erken alma kararını, ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklar ve Dağlık Karabağ savaşındaki yenilgi sonrası siyasi krizi aşma ihtiyacıyla gerekçelendirmişti.
Seçim sonuçları ve Rusya etkisi
Seçim sonuçları, Paşinyan'ın halk nezdinde hâlâ güçlü bir desteğe sahip olduğunu gösterirken, Rusya'nın bölgedeki nüfuz mücadelesinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Moskova, Paşinyan'ın Rusya karşıtı söylemleri ve Batı'yla yakınlaşma çabaları nedeniyle Ankara ile ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı bir dönemde, Ermenistan'da daha pragmatik bir lider görmek istiyordu. Paşinyan'ın zaferi, Rusya'nın Ermenistan üzerindeki geleneksel etkisinin sorgulanmasına yol açarken, ABD ve Avrupa Birliği'nin bölgede daha aktif bir rol oynama potansiyelini artırıyor.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) seçim gözlemcileri, oylamanın genel olarak barışçıl geçtiğini ancak bazı usulsüzlükler yaşandığını bildirdi. Koçaryan liderliğindeki muhalefet ise seçimlerin manipüle edildiği iddiasıyla sonuçları tanımadığını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Paşinyan'ın zaferi, Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecine yeni bir ivme kazandırabilir. İki ülke arasında sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde son dönemde olumlu sinyaller geliyor. Ancak bu sürecin önünde Dağlık Karabağ sorunu ve Ermeni diasporasının etkisi gibi engeller bulunuyor. Bölgesel olarak, Rusya'nın Ermenistan'a yönelik enerji ve güvenlik bağımlılığını kullanarak Paşinyan üzerinde baskı kurması bekleniyor.
Küresel boyutta ise ABD ve AB'nin Ermenistan'a verdiği destek, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki etkisini dengelemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin Paşinyan'ı tebrik etmesi, Washington'un bölgede daha aktif bir politika izleme niyetinde olduğunu gösteriyor. Ancak ABD'nin bu ilgisi, Rusya ile ilişkilerde gerilime yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Paşinyan'ın seçim zaferi, Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci açısından kritik bir döneme rastlıyor. Türkiye, Dağlık Karabağ savaşı sonrası Ermenistan ile ilişkileri geliştirme sinyali vermiş, ancak bu süreçte Ermenistan'ın tutumu belirleyici olmuştu. Paşinyan'ın güçlü bir meşruiyetle yeniden seçilmesi, normalleşme adımlarını hızlandırabilir. Ancak Paşinyan'ın Batı yanlısı duruşu, Türkiye'nin Rusya ile olan hassas dengesini etkileyebilir. Ankara, bir yandan Azerbaycan ile olan stratejik ortaklığını korurken, diğer yandan Ermenistan ile ilişkileri geliştirme konusunda dikkatli bir politika izlemek zorunda. Bölgesel istikrar açısından, Paşinyan'ın zaferi Türkiye için yeni fırsatlar sunarken, Rusya faktörü nedeniyle riskleri de beraberinde getiriyor.