Yeni bir kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranının başkanlığının en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu. Ankete katılanların yalnızca yüzde 33'ü Trump'ın Beyaz Saray'daki performansını onayladığını belirtirken, bu oran Trump'ın göreve başlamasından bu yana kaydedilen en düşük destek seviyesi olarak dikkat çekiyor. Anketin sonuçları, Başkan'ın özellikle ekonomi yönetimi ve ticaret politikalarına yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Anket, 24-27 Mart tarihleri arasında 1.000 kayıtlı seçmenle telefon ve çevrimiçi olarak gerçekleştirildi ve hata payı artı eksi 3,1 puan olarak açıklandı. Katılımcıların yüzde 33'ü Trump'ın başkanlık performansını onaylarken, yüzde 58'i onaylamadığını, yüzde 9'u ise kararsız olduğunu ifade etti. Bu oranlar, Trump'ın önceki en düşük onay oranı olan yüzde 35'in (2025 Aralık ayında kaydedilmişti) de altına inerek, başkanın popülaritesindeki düşüşün sürdüğüne işaret ediyor.
Ankette ekonomi, katılımcılar için en öncelikli konu olarak öne çıkarken, Trump'ın ekonomik yönetimi yalnızca yüzde 32 oranında onay aldı. Ticaret politikaları ise daha da sert eleştirildi; katılımcıların yüzde 56'sı Trump'ın ticaret anlaşmaları ve gümrük tarifeleri konusundaki performansını onaylamadığını belirtti. Bu durum, Trump'ın özellikle Çin ve Avrupa Birliği'ne yönelik uyguladığı tarifelerin Amerikalı seçmenler arasında endişeye yol açtığını gösteriyor.
Ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i Trump'ın dış politikasını da onaylamıyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail-Gazze çatışması gibi uluslararası krizlere yönelik tutumu, Trump'ın dış politika notunu düşürüyor. Özellikle Rusya'ya yönelik yumuşak tutumu ve NATO'ya yönelik eleştirileri, geleneksel müttefiklerle ilişkilerde gerginliklere yol açarken, bu durum seçmenlerin gözünde başkanın liderlik yeteneklerine olan güveni azaltıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın düşen onay oranları, yalnızca ABD iç politikasını değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Zayıf bir başkanın, uluslararası müzakerelerde elinin zayıflayabileceği ve ABD'nin küresel liderlik rolünün sorgulanabileceği belirtiliyor. Özellikle Çin ile ticaret savaşı, Avrupa ile güvenlik konularındaki görüş ayrılıkları ve Orta Doğu'daki angajmanlar, Trump'ın zayıf kamuoyu desteğinin uluslararası yansımaları olabilir.
Uzmanlar, Trump'ın onay oranındaki düşüşün, 2026 yılında yapılacak ara dönem seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'yi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ankete katılanların yüzde 41'i, 2026 seçimlerinde Demokrat adayları destekleyeceğini söylerken, yüzde 39'u ise Cumhuriyetçi adayları tercih edeceğini belirtti. Bu fark, Trump karşıtı oyların artabileceğine işaret ediyor ve başkanın partisi üzerindeki kontrolünün zayıflayabileceği yorumlarına yol açıyor.
Kamuoyu yoklamalarının her zaman gerçek seçim sonuçlarını yansıtmadığını hatırlatan analistler, ancak bu kadar düşük bir onay oranının Trump'ın ikinci dönemindeki popülarite kaybını gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Trump'ın görevdeki ilk yılında (2017) onay oranı ortalama yüzde 40 civarındaydı; bugünkü yüzde 33, bu dönemin de altında bir performans sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın düşen onay oranı, Türkiye-ABD ilişkileri açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel istikrarsızlık ve ABD'nin içe dönme riski Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir. Zayıf bir ABD başkanı, bölgesel krizlere (örneğin Suriye, Doğu Akdeniz) daha az odaklanabilir ve bu da Türkiye'nin hareket alanını genişletebilir. Ancak ticaret politikalarındaki öngörülemezlik, Türk ihracatçılarını etkileyebilir; Trump'ın tarifeleri Türk ürünlerine de yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ABD'nin güvenilirliği konusundaki endişeleri, bu tür anket sonuçlarıyla artabilir.