ABD'de 8 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde bugün Florida ve Alaska'da kritik ön seçimler yapılıyor. Florida'da eyalet yüksek mahkemesinin onayladığı yeni seçim haritası, Cumhuriyetçi ve Demokrat adayların yarışını yeniden şekillendirirken, Alaska'da Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan ile Demokrat aday Dan Sullivan arasındaki isim benzerliği dikkat çekiyor. Bu ön seçimler, Kongre'nin kontrolünü belirleyecek olan sert geçen ara seçimlerin önemli birer göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Florida'da yeniden çizilen harita ve ön seçimler
Florida'da bugün yapılan ön seçimler, eyaletin en tartışmalı konularından biri olan seçim bölgesi düzenlemelerinin gölgesinde geçiyor. Eyalet yüksek mahkemesi, geçtiğimiz aylarda Cumhuriyetçi Parti'nin kontrolündeki eyalet yasama meclisinin hazırladığı haritayı onayladı. Bu harita, özellikle Tampa Körfezi ve Orlando çevresindeki bölgelerde değişiklikler içeriyor. Uzmanlar, yeni haritanın Cumhuriyetçi adaylara avantaj sağladığını, ancak bazı bölgelerde Demokratların da umutlu olduğunu belirtiyor.
Ön seçimlerde en dikkat çeken yarışlardan biri, 14. Kongre Bölgesi'nde eski Temsilci David Jolly'nin yeniden adaylığını koyması. Jolly, 2014'te yapılan ara seçimde Demokrat aday Alex Sink'i mağlup ederek sürpriz bir zafer kazanmıştı. Ancak 2016'da koltuğu Demokrat Charlie Crist'e kaptırmıştı. Şimdi Jolly, Cumhuriyetçi ön seçimde eski Başkan Donald Trump destekli aday olarak bilinen Laura Loomer ile yarışıyor. Loomer, aşırı sağcı görüşleri ve provokatif çıkışlarıyla tanınıyor.
Florida'nın 23. Bölgesi'nde ise Demokrat adaylar arasında eski savcı Jared Moskowitz ile iş insanı Ben Graber yarışıyor. Moskowitz, Parkland okul saldırısı sonrası silah kontrolü savunuculuğuyla öne çıkmıştı. Bu bölge, Kasım ayında yapılacak genel seçimde Cumhuriyetçi adayla rekabetin kızışması beklenen kritik bölgelerden biri.
Alaska'da isim karışıklığı ve yeni seçim sistemi
Alaska'da ise Senato ön seçimi, hem isim benzerliği hem de yeni seçim sistemi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Cumhuriyetçi Parti'nin adayı, mevcut Senatör Dan Sullivan. Demokrat Parti'nin adayı ise Sullivan adını taşıyan bir başka isim: Patricia "Pat" Sullivan. Ancak Pat Sullivan'ın adaylığı, oylamada karışıklığa neden olabilir. Seçmenlerin iki Sullivan arasında ayrım yapması gerekecek. Pat Sullivan, Demokrat Parti'nin ön seçiminde eski Vali Bill Walker'ın desteğini almış görünüyor. Walker, bağımsız olarak yarışmış ve 2018'de Vali Mike Dunleavy'ye yenilmişti.
Alaska'da bu yıl ilk kez uygulanan yeni seçim sistemi de dikkat çekiyor. Eyalet, 2020'de kabul edilen bir yasa ile ön seçimleri parti ayrımı gözetmeksizin tek bir birincil seçime dönüştürdü. Tüm adaylar aynı ön seçimde yarışıyor ve ilk dört sırayı alanlar genel seçime kalıyor. Genel seçimde ise seçmenler adayları sıralıyor. Bu sistemin özellikle Senato yarışında sonucu nasıl etkileyeceği merak konusu. Mevcut Senatör Dan Sullivan, Demokrat rakibi Pat Sullivan'ın yanı sıra bağımsız aday Al Gross ve Cumhuriyetçi isimlerle de yarışıyor. Gross, 2020'deki Senato yarışında Sullivan'a yaklaşmış ancak kaybetmişti.
Alaska'daki yarışın, Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluğunu koruması açısından kritik olduğu belirtiliyor. Şu an Senato'da 50-50 eşitlik var ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in oyu belirleyici durumda. Cumhuriyetçilerin bu dengeyi bozmak için Alaska gibi eyaletlerde kazanması gerekiyor.
Bölgesel ve küresel etkisi
Bugünkü ön seçimler, sadece Florida ve Alaska ile sınırlı değil. Oklahoma, New York ve diğer eyaletlerde de kritik yarışlar var. Bu yarışların sonuçları, Kongre'nin kontrolünü belirleyecek olan genel seçimlerin habercisi niteliğinde. Uzmanlar, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ni geri alma ihtimalinin yüksek olduğunu, Senato'daki durumun ise belirsiz olduğunu vurguluyor.
Analistler, bu seçimlerin ABD'nin iç politikası yanında dış politikasını da etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle Ukrayna'ya destek, Çin ile rekabet ve iklim değişikliği gibi konularda Kongre'deki güç dengesi belirleyici olacak. Eğer Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'ni kazanırsa, Başkan Joe Biden'ın gündemi sekteye uğrayabilir ve Ukrayna'ya yapılan askeri yardımların azaltılması gündeme gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu ön seçimlerin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, ABD Kongresi'ndeki güç dağılımı Türk-Amerikan ilişkilerini etkileme potansiyeline sahiptir. Özellikle Kongre'deki bazı üyelerin Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumları bilinmektedir. Örneğin, Yunanistan ve Ermeni diasporasının etkisiyle bazı yasa tasarıları Türkiye aleyhine gündeme gelebilir. Cumhuriyetçilerin Kongre'de güç kazanması durumunda, Türkiye ile ilişkilerin daha öngörülebilir bir zeminde ilerlemesi beklenebilir. Ancak bazı Cumhuriyetçi üyelerin Türkiye'ye yönelik S-400 ve insan hakları konularındaki eleştirileri sürebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Washington'daki gelişmeleri yakından izlemesi ve Kongre üyeleriyle ilişkilerini güçlendirmesi önem taşımaktadır.