ABD Başkanı Donald Trump, göreve başladığı günden bu yana en düşük onay oranına düştü. 2026 Nisan ayı itibarıyla yapılan son ulusal ankete göre Trump'ın onay oranı yalnızca yüzde 30 olarak ölçüldü. Bu rakam, başkanlığının en kötü anket sonucu olarak kayıtlara geçerken, özellikle ekonomik güven endekslerindeki belirgin düşüşün halkın algısını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Anket, 18-25 Nisan 2026 tarihleri arasında 1.200 kayıtlı seçmenle yapıldı ve hata payı +/- 2,8 puan.
Ekonomik Güven Erozyonu ve Demografik Farklılıklar
Anketteki çarpıcı düşüşün en önemli nedenlerinden biri, seçmenlerin ekonomik beklentilerindeki kötüleşme. Katılımcıların yalnızca yüzde 28'i ekonominin iyi yönde gittiğini düşünürken, yüzde 62'si kötüye gittiğini belirtti. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 45 iyi, yüzde 48 kötü şeklindeydi. Enflasyonun yüksek seyretmesi, faiz oranlarındaki artış ve işsizlik rakamlarında görülen sınırlı yükseliş, özellikle orta gelirli aileler arasında memnuniyetsizliği artırdı.
Demografik analizlerde ise çarpıcı farklılıklar ortaya çıkıyor. Trump'ın 2020'de kazandığı eyaletlerde dahi desteği erirken, kırsal kesimdeki popülaritesi yüzde 55'ten yüzde 38'e düştü. Kadın seçmenler arasında onay oranı yalnızca yüzde 22 iken, erkeklerde yüzde 39. Genç seçmenlerde (18-29 yaş) bu oran yüzde 15 gibi rekor düşük bir seviyede. Öte yandan, Cumhuriyetçi taban içinde hala güçlü olan Trump'ın partisinden destek yüzde 72'ye gerilemiş durumda.
Küresel Yankılar ve Olası Etkiler
Trump'ın düşen onay oranları, sadece iç politikada değil, uluslararası arenada da yankı buluyor. Özellikle ticaret anlaşmazlıkları, iklim politikaları ve NATO yükümlülükleri konusunda Trump yönetiminin aldığı kararlar müttefikler arasında tedirginlik yaratmıştı. Onay oranındaki bu sert düşüş, ABD'nin 2026 ara seçimleri öncesinde Kongre'deki güç dengesini de etkileyebilir. Analistler, Trump'ın istediği yasa tasarılarını geçirme kabiliyetinin zayıflayabileceğini, ayrıca dış politika hamlelerinde meşruiyet sorunu yaşayabileceğini belirtiyor.
Son anket, aynı zamanda 2028 başkanlık seçimleri için de erken bir sinyal niteliği taşıyor. Demokrat Parti'nin önde gelen aday adayları şimdiden daha yüksek olumlu algıya sahip. Ancak uzmanlar, mevcut durumun seçimlere daha üç yıl olması nedeniyle çok erken bir değerlendirme olduğu konusunda uyarıyor. Yine de, Trump'ın bu düzeyde bir onay kaybı, Amerikan siyasetinde nadir görülen bir durum.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump yönetiminin içeride zayıflaması, Türkiye-ABD ilişkilerinde kısa vadede öngörülemezlik yaratabilir. Onay oranı düşen bir başkan, özellikle S-400 ve F-35 krizleri gibi hassas konularda Kongre baskısına daha açık hale gelebilir. Öte yandan, Trump'ın ekonomik gündemi ve ticaret politikaları, Türkiye'nin ihracat hedefleri açısından risk oluşturabilir. Ancak zayıflamış bir ABD yönetimi, Orta Doğu'daki askeri varlığı ve güvenlik taahhütlerini de sorgulatabilir; bu, bölgesel dengeleri Türkiye lehine dönüştürebilir. Türk diplomatların bu süreçte proaktif bir denge politikası izlemesi kritik önem taşıyor.