Eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'de yapılacak seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'ya olan desteğini bir kez daha dile getirdi. Trump'ın bu açıklaması, İsrail siyasetinde ABD'nin rolünü ve Netanyahu'nun uluslararası alandaki konumunu yeniden gündeme taşıdı. Açıklama, İsrail'de seçim kampanyalarının kızıştığı bir dönemde geldi ve Netanyahu'nun sağ blok içindeki liderliğini pekiştirmeyi amaçlıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Donald Trump, başkanlığı döneminde İsrail'e yönelik politikalarıyla dikkat çekmişti. 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, 2018'de ABD Büyükelçiliği'ni Kudüs'e taşıması ve 2019'da İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıması, Trump'ın Netanyahu ile yakın ilişkisinin somut göstergeleriydi. Ayrıca, Trump yönetimi tarafından açıklanan 'Yüzyılın Anlaşması' olarak bilinen Orta Doğu barış planı, Filistinliler tarafından reddedilmişti. Trump, görevden ayrıldıktan sonra da Netanyahu'ya desteğini sürdürdü ve İsrail seçimlerinde onun kazanmasının bölgesel istikrar için önemli olduğunu savundu.
Netanyahu, İsrail'de uzun yıllardır siyasetin merkezinde yer alıyor. 1996-1999 ve 2009'dan itibaren olmak üzere toplamda 15 yılı aşkın süre başbakanlık yaptı. Ancak son yıllarda yolsuzluk davaları ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle zor günler geçiriyor. 2019 ve 2020'de üst üste dört seçim yapıldı ve hükümet kurma çabaları sonuçsuz kaldı. 2021'de Netanyahu iktidarı kaybetti ve muhalefete geçti. Şimdi ise erken seçimler gündemde ve Trump'ın desteği, Netanyahu'nun seçim kampanyasına moral kaynağı olabilir.
Trump'ın açıklaması, ABD'nin İsrail siyasetine müdahalesi olarak yorumlanabilir. ABD, İsrail'in en önemli müttefiki ve askeri yardımcısı konumunda. Yıllık 3.8 milyar dolarlık askeri yardım, iki ülke arasındaki güçlü bağların bir göstergesi. Trump'ın kişisel desteği ise, ABD'nin resmi politikasından bağımsız olarak, İsrail seçmeni nezdinde etkili olabilir. Zira Trump, İsrail'de özellikle sağ seçmen nezdinde popüler bir figür.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın Netanyahu'ya desteği, Orta Doğu'daki dengeler açısından da önemli. İsrail, bölgede Filistin sorunu, İran nükleer anlaşmazlığı ve Arap ülkeleriyle ilişkiler gibi kritik konularda belirleyici bir aktör. Netanyahu'nun yeniden iktidara gelmesi, İsrail'in sertlik yanlısı politikalarını sürdürmesi anlamına gelebilir. Bu durum, Filistin-İsrail çatışmasında yeni gerilimlere yol açabilir. Ayrıca, Trump'ın olası bir ikinci başkanlık dönemi, ABD'nin İsrail politikasını daha da Netanyahu lehine şekillendirebilir. Diğer yandan, Arap ülkeleriyle normalleşme anlaşmaları (İbrahim Anlaşmaları) Trump döneminde imzalanmıştı; Netanyahu'nun seçilmesi bu sürecin devamı açısından da önemli.
Uluslararası toplum, Trump'ın açıklamalarını dikkatle izliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail seçimlerine dış müdahale konusunda hassas. Trump'ın açık desteği, seçim sonuçlarının meşruiyeti konusunda tartışmalara yol açabilir. Ancak İsrail'de seçim kampanyalarında yabancı liderlerin desteği alışılmadık bir durum değil; özellikle sağ partiler sık sık ABD'li muhafazakarlardan destek mesajları alıyor.
Türkiye açısından bakıldığında, İsrail'deki seçimler ve Netanyahu'nun olası dönüşü, Türkiye-İsrail ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. Netanyahu'nun sertlik yanlısı tutumu, Filistin konusunda Türkiye'nin tepkisini çekebilir. Ayrıca, Trump'ın desteğiyle Netanyahu'nun güçlenmesi, ABD'nin bölgedeki etkisini artırabilir ve Türkiye'nin manevra alanını sınırlayabilir. Ancak Türkiye, son dönemde ABD ile ilişkilerini dengeleme siyaseti güdüyor; bu tür gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel politikalarını gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Netanyahu'ya desteği, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından dikkatle izlenmeli. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden iktidara gelmesi, Filistin konusunda Türkiye'nin sert tutumunu daha da önemli kılabilir. Ayrıca, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde bir denge unsuru olarak kullanılabileceği gibi, bölgesel rekabette Türkiye'yi zor durumda bırakabilir. Türkiye, son yıllarda İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabasında; ancak Netanyahu'nun politikaları bu süreci sekteye uğratabilir. Öte yandan, Trump'ın olası dönüşü, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Bu nedenle Türkiye, gelişmeleri yakından takip ederek stratejik bir pozisyon almalı.