Libya Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkeyi "terör yuvası" olarak tanımlamasına sert tepki gösterdi. Bakanlık, Pazar günü ABD'nin Trablus Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris'i bakanlığa çağırarak söz konusu açıklamaları resmen protesto etti. Libya makamları, Trump'ın miting konuşmasında sarf ettiği ifadeleri "aşağılayıcı" ve "gerçek dışı" olarak nitelendirdi. Görüşmede, ABD yönetiminden açıklamaların düzeltilmesi ve Libya halkından özür dilenmesi talep edildi. Olay, Kuzey Afrika ülkesinde zaten kırılgan olan siyasi dengeleri ve ABD-Libya ilişkilerini yeni bir gerilim hattına taşıdı.
Trump'ın sözleri ve Libya'nın resmi tepkisi
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir mitingde Libya'yı "terör yuvası" olarak nitelendirmiş ve ülkedeki istikrarsızlığa dikkat çekmişti. Bu ifadeler, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana siyasi bölünmüşlük ve güvenlik sorunlarıyla boğuşan Libya'da geniş yankı uyandırdı. Libya Dışişleri Bakanlığı, açıklamanın ardından harekete geçerek ABD'nin Trablus'taki maslahatgüzarını bakanlığa çağırdı. Bakanlık yetkilileri, görüşmede Trump'ın sözlerinin "Libya'nın egemenliğine ve halkına yönelik bir hakaret" olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu tür açıklamaların iki ülke arasındaki işbirliği imkanlarını zayıflattığı ve Libya'nın terörle mücadelede gösterdiği çabalara gölge düşürdüğü ifade edildi.
Libya hükümeti, son yıllarda DEAŞ ve diğer radikal gruplarla mücadelede önemli adımlar attığını, Birleşmiş Milletler destekli siyasi süreci ilerletmeye çalıştığını savunuyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Libya topraklarında terörizme karşı verilen mücadele uluslararası toplum tarafından takdir edilmektedir. Ancak ABD Başkanı'nın açıklamaları bu gerçeği görmezden gelmekte ve Libya halkını rencide etmektedir" dedi. Sözcü, ABD yönetimini "sorumlu ve dengeli bir dil kullanmaya" davet etti.
ABD tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak diplomatik kaynaklar, maslahatgüzarın görüşmede Libya'nın endişelerini not aldığını ve Washington'a ileteceğini söylediğini aktarıyor. ABD'nin Trablus Büyükelçiliği, güvenlik gerekçesiyle 2014'ten bu yana faaliyetlerini sürdüremiyor; büyükelçilik işlerini maslahatgüzar yürütüyor.
Libya'daki siyasi ve güvenlik bağlamı
Libya, 2011 devriminden bu yana iki rakip hükümet arasında bölünmüş durumda. Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Trablus merkezli olarak uluslararası alanda tanınırken, doğuda Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) ve ona destek veren Temsilciler Meclisi kontrolü elinde bulunduruyor. Ülke, aynı zamanda yabancı güçlerin müdahalesiyle de karşı karşıya: Türkiye UMH'ye askeri destek sağlarken, Rusya, BAE ve Mısır gibi ülkeler Hafter'e destek veriyor. Bu karmaşık tablo, Libya'nın terörle mücadelede etkin olmasını zorlaştırıyor.
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin Libya politikasındaki belirsizliği de yansıtıyor. Washington, 2011'de NATO müdahalesine öncülük etmiş ancak sonrasında ülkedeki siyasi sürece yeterince angaje olmamakla eleştirilmişti. Trump döneminde ABD'nin Libya'ya yönelik ilgisi daha da azaldı; özellikle Rusya'nın ülkedeki etkisini artırmasına göz yumulduğu yorumları yapılıyor. Bu son olay, ABD'nin bölgesel müttefikleri nezdinde güvenilirliğini de tartışmaya açıyor.
Libya'nın Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Taher El-Sonni, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, "Terör yuvası ithamı, Libya'nın egemenliğine saygısızlıktır. Libya halkı, terörizmle mücadelede en büyük bedeli ödemiştir. ABD'yi bu ifadeleri düzeltmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Libya Dışişleri Bakanlığı da tüm yabancı misyonlara bir sirküler göndererek, ülkenin terörle mücadele konusundaki kararlılığını vurguladı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Libya'nın tepkisi, Arap dünyasında da yankı buldu. Arap Birliği, açıklamayı "talihsiz" olarak nitelendirirken, bazı Körfez ülkeleri Libya'nın yanında olduğunu açıkladı. Uzmanlar, Trump'ın sözlerinin bölgedeki ABD karşıtı söylemleri güçlendirebileceğine dikkat çekiyor. Libya, Akdeniz'deki enerji kaynakları ve göç yolları üzerindeki konumuyla stratejik öneme sahip. İstikrarsızlık, Avrupa'ya yönelik düzensiz göçü ve terörizm riskini artırıyor. ABD'nin Libya'ya yönelik tutumu, NATO içinde de sorgulanıyor; Avrupalı müttefikler, Washington'ın bölgeye daha fazla angaje olmasını istiyor.
Öte yandan, Libya'daki iç savaşta taraflar arasında ateşkes görüşmeleri sürüyor. Birleşmiş Milletler, Ekim ayında Cenevre'de yeni bir tur müzakereler başlatmıştı. Trump'ın açıklamaları, bu hassas dönemde tansiyonu artırarak barış çabalarını baltalayabilir. Libya Dışişleri Bakanlığı, protesto notasında, "Bu tür söylemler, Libya'nın barış ve istikrarına yönelik uluslararası çabaları zayıflatmaktadır" ifadesine yer verdi.
ABD'nin Libya'daki diplomatik temsiliyeti de soru işaretleri barındırıyor. 2012'de Bingazi'de ABD Büyükelçisi Chris Stevens'ın öldürüldüğü saldırının ardından ABD, Libya'da güvenlik açısından temkinli davranıyor. Maslahatgüzar düzeyindeki ilişkiler, Washington'ın Trablus'a yeterince önem vermediği eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin en önemli destekçisi konumunda. 2019'da imzalanan deniz yetki alanı anlaşması ve askeri işbirliği mutabakatı, Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki çıkarları için kritik. Trump'ın "terör yuvası" sözleri, Libya'nın meşru hükümetini zayıflatarak Türkiye'nin bölgedeki kazanımlarını riske atabilir. Ayrıca, ABD'nin Libya politikasındaki belirsizlik, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olabilir. Ankara, Libya'da istikrarın korunması ve siyasi sürecin ilerlemesi için diplomatik çabalarını sürdürüyor; ancak ABD'nin tutumu, Türkiye'nin sahadaki dengeleri koruma çabasını zorlaştırıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel aktör olarak rolünü daha da ön plana çıkarırken, ABD ile yaşanabilecek olası bir diplomatik krizde Libya kartının önemini artırıyor.