Sırbistan'da yaklaşık iki yıldır devam eden ve yolsuzluk ile otoriterleşme iddialarına karşı öğrencilerin öncülük ettiği kitlesel gösterilerin gölgesinde gerçekleştirilen erken genel seçimlerde, Devlet Başkanı Aleksandar Vučić ve iktidardaki Sırp İlerleme Partisi (SNS) yenilgiye uğradı. Öğrenci protesto hareketi, seçim sonuçlarını "tarihi bir zafer" olarak nitelendirdi. Seçim kurulunun açıkladığı ilk sonuçlara göre, muhalefet partileri ve bağımsız adayların oluşturduğu ittifak, SNS'nin on yılı aşkın iktidarına son vererek mecliste çoğunluğu elde etti.
Protestoların Arka Planı ve Seçime Giden Süreç
Ülkede 2023 yılından bu yana süren gösteriler, başlangıçta başkent Belgrad'da bir tren istasyonunun çökmesi sonucu hayatını kaybeden 16 kişi için adalet talebiyle başladı. Ancak kısa sürede yolsuzluk, medya özgürlüğünün kısıtlanması ve yargının bağımsızlığını yitirmesi gibi daha geniş sorunlara yayıldı. Öğrenciler, üniversiteleri işgal ederek ve sokaklarda aylarca süren oturma eylemleri düzenleyerek hükümetin istifasını talep etti. Hükümetin sert müdahaleleri ve gözaltılar, gösterilerin daha da büyümesine yol açtı. Nisan 2025'te Vučić, artan baskılar karşısında erken seçim kararı almak zorunda kaldı.
Seçim kampanyası boyunca muhalefet, "Adalet ve Değişim" ittifakı altında birleşerek ortak adaylarla girdi. Öğrenci hareketinin desteklediği bağımsız adaylar da parlamento dışından önemli oy oranlarına ulaştı. Seçim günü sandık başında yaşanan usulsüzlük iddialarına rağmen, uluslararası gözlemciler seçimin genel olarak rekabetçi geçtiğini bildirdi. Resmi olmayan sonuçlara göre muhalefet ittifakı oyların yüzde 48'ini alırken, SNS yüzde 42'de kaldı. Seçim kurulu, kesin sonuçları önümüzdeki günlerde açıklayacak.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sırbistan'daki bu siyasi değişim, Balkanlar'da dengeleri sarsabilir. Vučić, görevde kaldığı süre boyunca hem Avrupa Birliği hem de Rusya ve Çin ile dengeli ilişkiler yürütmüş, ancak Batı ile ilişkilerde zaman zaman gerilim yaşanmıştı. Muhalefetin iktidara gelmesi halinde Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde daha hızlı ilerlemesi ve Kosova ile diyalogda yeni bir sayfa açılması bekleniyor. Öte yandan, Rusya'nın bölgedeki etkisi azalabilir. AB ve ABD, seçim sonuçlarını "demokratik iradeye saygı" çerçevesinde olumlu karşıladı. Gözlemciler, Sırbistan'ın Batı'ya yönelmesinin bölgesel istikrarı güçlendirebileceğini, ancak iç siyasi geçişin sancılı olabileceğini belirtiyor.
Öğrenci hareketinin seçim zaferi, Avrupa'da gençlik aktivizminin siyasi sonuçlar doğurabileceğinin son örneği oldu. Uzmanlar, bu durumun diğer ülkelerdeki benzer hareketlere ilham verebileceğini söylüyor. Sırbistan'da yeni hükümetin kurulmasıyla birlikte, ekonomik reformlar ve yargı bağımsızlığı konusunda adımlar atılması bekleniyor. Ancak ülkenin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar ve toplumsal kutuplaşma, yeni yönetimin işini zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki iktidar değişikliği, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Vučić döneminde Sırbistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirmiş, aynı zamanda Bosna-Hersek ve Kosova ile dengeli bir politika yürütmüştü. Yeni hükümetin AB yanlısı bir çizgi izlemesi, Türkiye'nin bölgedeki etkisini yeniden ayarlamasını gerektirebilir. Özellikle Kosova ile Sırbistan arasındaki diyalog sürecinde Türkiye'nin arabulucu rolü zayıflayabilir veya değişebilir. Ekonomik açıdan, Türk yatırımcıların Sırbistan'daki konumu korunabilir, ancak siyasi istikrarsızlık riski göz önünde bulundurulmalı. Türkiye, yeni yönetimle ilişkileri erken dönemde tesis ederek bölgesel çıkarlarını korumaya çalışacaktır.