ABD Başkanı Donald Trump ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, bir yılı aşkın süredir ilk kez bir araya gelmeye hazırlanıyor. İki liderin geçmişteki samimi diyaloglarına rağmen, ticaret tarifeleri, savunma işbirliği ve Çin faktörü gibi başlıklarda yaşanan anlaşmazlıklar, ilişkileri inişli çıkışlı bir seyre sokmuş durumda. Görüşmeden çıkacak somut adımlar, yalnızca ikili ilişkilerin geleceğini değil, aynı zamanda Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de belirleyecek.
Görüşmenin Arka Planı: Övgüler ve Soğuk Rüzgarlar
Trump ve Modi, geçmişte birbirlerine yönelik övgü dolu ifadeleriyle biliniyor. Ancak son bir yılda, ABD’nin Hindistan’a yönelik çelik ve alüminyum tarifelerini kaldırmaması, Hindistan’ın ise ABD’den ithal bazı ürünlere ek vergi getirmesi ticaret cephesinde gerginliği artırdı. Savunma alanında ise Hindistan’ın Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri satın alması, ABD’nin CAATSA yaptırımlarını tetikleme riskini doğuruyor. Bu konu, görüşmede ele alınması beklenen en hassas başlıklardan biri. Ayrıca, ABD’nin Afganistan’dan çekilme stratejisi ve Çin’in bölgedeki artan etkisi, iki ülkenin ortak çıkarlarını test eden diğer unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hint-Pasifik’te Yeni Bir Denge Arayışı
Trump-Modi görüşmesi, yalnızca ikili ilişkilerin ötesinde, Hint-Pasifik bölgesinde Çin karşısında bir denge arayışının da yansıması. ABD, Hindistan’ı Çin’e karşı doğal bir müttefik olarak görürken, Hindistan ise stratejik özerklik politikasını korumaya çalışıyor. Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (Quad) kapsamında Japonya ve Avustralya ile işbirliği yapan Hindistan, aynı zamanda Rusya ile de askeri bağlarını sürdürüyor. Bu karmaşık denklemde, Trump yönetiminin Hindistan’a yönelik beklentileri ile Modi hükümetinin iç siyasi dinamikleri arasında bir uyum sağlanması gerekiyor. Görüşmede, ortak bir askeri tatbikat takvimi veya yeni bir ticaret çerçevesi üzerinde anlaşma sağlanması, ilişkilere ivme kazandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Hindistan ilişkilerindeki gelişmeler, Türkiye’nin dış politikasını doğrudan etkilemese de, bazı dolaylı yansımaları söz konusu. Hindistan’ın Rusya ile savunma işbirliğini sürdürmesi, Türkiye’nin de S-400 konusunda benzer bir durumla karşı karşıya olması nedeniyle dikkat çekici. Eğer ABD, Hindistan’a CAATSA yaptırımı uygulamazsa, Türkiye’ye yönelik benzer bir muafiyet talebi gündeme gelebilir. Ayrıca, Quad’ın güçlenmesi, Asya’daki denklemleri değiştirirken, Türkiye’nin bölgeye yönelik ekonomik ve diplomatik açılımlarında yeni fırsatlar veya riskler oluşturabilir. Özellikle Orta Asya ve Güney Asya bağlamında, Hindistan ile Pakistan arasındaki rekabet, Türkiye’nin Pakistan ile olan ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir.