Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın genç seçmenler arasındaki popülaritesi tarihi bir düşüş yaşıyor. Anket şirketlerinin son verilerine göre, 18-29 yaş arasındaki seçmenlerde Trump’ın onay oranı yüzde 36’ya geriledi. Bu oran, Trump’ın başkanlık dönemi boyunca gençler arasında ölçülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Genel seçmen kitlesinde ise onay oranı yüzde 38 civarında seyrederken, onaylamama oranı yüzde 60’ın üzerinde. Bu tablo, Trump’ın özellikle genç kuşak üzerindeki etkisini büyük ölçüde yitirdiğini ortaya koyuyor.
Anketlerdeki düşüşün dinamikleri
Son bir ayda yapılan ulusal anketlerin ortalamasına göre, Trump’ın onayı gençler arasında yüzde 36, genel nüfusta ise yüzde 38. Bu oranlar, Ocak ayına kıyasla 4 puanlık bir düşüşe işaret ediyor. Özellikle üniversite kampüslerinde ve sosyal medya platformlarında Trump karşıtı söylemlerin giderek arttığı gözlemleniyor. Demokrat Parti’nin genç seçmenlere yönelik kampanyaları ve iklim değişikliği, öğrenci borçları gibi konulardaki vaatleri, Trump’ın bu kitledeki desteğini aşındıran başlıca etkenler olarak sıralanıyor.
Uzmanlar, düşüşün sadece siyasi duruşla değil, aynı zamanda Trump’ın kullandığı dil ve sosyal medya alışkanlıklarıyla da ilgili olduğunu belirtiyor. Genç seçmenlerin haber alma kaynakları ve politik tutumları, önceki kuşaklardan belirgin şekilde farklılaşıyor. Bu grubun iklim krizi, ekonomik eşitsizlik ve sosyal adalet gibi konulara duyarlılığı, Trump’ın popülist ve muhafazakar söylemiyle ters düşüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın gençler arasındaki düşük onay oranı, ABD iç siyasetinin yanı sıra küresel çapta da yankı uyandırıyor. Avrupa’da aşırı sağ partilerin genç seçmenler arasında benzer destek kayıpları yaşadığı gözlemleniyor. Örneğin Fransa’da Marine Le Pen’in gençler arasındaki onayı 2022 seçimlerinden bu yana düşüşte. Bu durum, küresel ölçekte popülist liderlerin genç kuşak üzerindeki çekiciliğini kaybettiği yönünde bir eğilime işaret ediyor.
ABD’nin müttefik ülkelerinde, Trump’ın olası bir dönüşüne yönelik endişeler de bu anket sonuçlarıyla birlikte daha fazla tartışılıyor. Özellikle NATO’nun geleceği, iklim anlaşmaları ve ticaret politikaları gibi konularda genç seçmenlerin Trump’a verdiği düşük destek, uluslararası karar alıcılar için önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın gençler arasındaki düşük popülaritesi, ABD-Türkiye ilişkileri açısından dolaylı da olsa anlam taşıyor. Eğer Trump’ın yeniden başkan seçilmesi durumunda genç seçmenlerin desteğinin düşük olması, onun ikinci döneminde daha kırılgan bir siyasi zemine oturacağını gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde dengeli bir politika izlemesini gerektirebilir. Ayrıca, küresel popülist dalganın gençler arasında zayıflaması, Türkiye gibi genç nüfusa sahip ülkelerde de benzer eğilimlerin görülüp görülmeyeceği sorusunu akıllara getiriyor.