Pew Araştırma Merkezi'nin yıllık küresel eğilimler anketi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin uluslararası imajında dikkat çekici bir dönüşüm olduğunu ortaya koydu. 2024 verilerine göre, dünya genelinde Çin'e olumlu bakan ülkelerin sayısı ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'ni geride bıraktı. Ankete katılan 35 ülkeden 18'inde Çin hakkındaki olumlu görüşler ABD'ye kıyasla daha yüksek seyrediyor. Özellikle Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika'da Beijing lehine belirgin bir eğilim gözlenirken, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da ABD halen daha olumlu algılanıyor.
Anket Bulguları ve Eğilimler
Pew Araştırma Merkezi'nin 1 Nisan-30 Mayıs 2024 tarihleri arasında 35 ülkede 38.000'den fazla kişiyle yüz yüze ve telefonla yaptığı ankette, katılımcılara Çin ve ABD hakkındaki olumlu/olumsuz görüşleri soruldu. Sonuçlar, Çin'in ortalama olumlu görüş oranının yüzde 54, ABD'nin ise yüzde 49 olduğunu gösterdi. Bu, Pew'in 2020'den bu yana yaptığı ölçümlerde Çin'in ilk kez ABD'yi geçmesi anlamına geliyor.
En çarpıcı farklar Asya'da görüldü. Örneğin, Bangladeş'te Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 84 iken ABD için bu oran yüzde 56'da kaldı. Tayland'da oranlar sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 57; Suudi Arabistan'da ise yüzde 72'ye karşı yüzde 50 oldu. Buna karşılık, Polonya, İsveç ve Hollanda gibi ABD'nin geleneksel müttefiklerinde ABD lehine belirgin bir üstünlük söz konusu.
Anket ayrıca, genç nüfusun yaşlılara kıyasla Çin'e daha olumlu baktığını ortaya koydu. 18-29 yaş grubunda Çin algısı yüzde 58 olumlu iken, 50 yaş üstünde bu oran yüzde 43'e düşüyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe Çin'e olumlu bakışın azaldığı da dikkat çeken bir bulgu.
Küresel Etkiler ve Nedenler
Uzmanlar, bu değişimde Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile Afrika ve Orta Doğu'daki altyapı yatırımlarının etkili olduğunu belirtiyor. COVID-19 pandemisinin ardından ABD'nin aşırı borçlanması ve siyasi kutuplaşması da uluslararası imajını zedeledi. Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşında ABD'nin taraf tutması ve İsrail-Filistin çatışmasında Washington'un İsrail'e verdiği koşulsuz destek, başta Orta Doğu ve Küresel Güney ülkelerinde olumsuz algıyı artırdı.
Çin'in ekonomik büyümesi ve teknolojideki ilerlemeleri de imajına katkı sağlıyor. Özellikle yapay zeka, 5G ve yeşil enerji alanlarındaki başarıları, Batı medyasında yer alan olumsuz haberlere rağmen Çin'e duyulan ilgiyi canlı tutuyor. Ancak, anketin sınırlı sayıda ülkeyi kapsadığı ve özellikle Batılı demokrasilerde Çin algısının halen olumsuz olduğu unutulmamalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bu eğilimden doğrudan etkilenen ülkelerden biri olmasa da, küresel güç dengelerindeki kayma Ankara'nın dış politikasını yeniden şekillendirebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile stratejik ortaklığını sürdürürken, son yıllarda Çin ile ekonomik ve teknolojik işbirliğini derinleştiriyor. Özellikle Kuşak ve Yol projelerinde Orta Koridor olarak öne çıkan Türkiye, Pekin'le ticaret hacmini artırmak istiyor. Bu gelişme, iki süper güç arasında denge kurmaya çalışan Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Ankara, Washington'la yaşadığı F-35 ve S-400 krizleri sonrası alternatif arayışlarını sürdürürken, Çin'in artan etkisi Türkiye'nin manevra alanını genişletebilir. Ancak, ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım tehditleri ve Çin'in Uygur politikası, ikili ilişkilerde hassas konular olarak varlığını koruyor.