Eski ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ocak 2021'de Kongre baskını sırasında hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın kendisini arayarak büyük bir hata yaptığını itiraf ettiğini öne sürdü. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Graham'ın baskının ardından 45 dakika içinde aradığını ve pişmanlık duyduğunu söylediğini iddia etti. Ancak Graham'ın yaklaşık iki yıl önce ölmesi nedeniyle bu iddianın doğruluğu bağımsız olarak teyit edilemiyor. Eski başkanın bu açıklaması, 6 Ocak olaylarıyla ilgili halen devam eden siyasi tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.
Gelişmenin arka planı
6 Ocak 2021'de Trump destekçileri, Kongre'nin Joe Biden'ın seçim zaferini onaylamasını engellemek amacıyla ABD Kongre Binası'nı bastı. Olaylar sırasında beş kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Trump, suçlamalarla karşı karşıya kalırken, olayların ardından Lindsey Graham'ın kendisini arayarak pişman olduğunu söylediğini iddia ediyor. Graham, Cumhuriyetçi Parti içinde Trump'a yakın duran ancak zaman zaman eleştiren bir isimdi. Özellikle 6 Ocak sonrası yaptığı açıklamalarda Trump'ı sorumlu tutan Graham, daha sonra tekrar Trump'a yakınlaşmıştı. Trump'ın bu yeni iddiası, Graham'ın ölümünden sonra gündeme gelmesiyle dikkat çekiyor.
Lindsey Graham, 2023 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yapılan otopsi raporlarında herhangi bir şüpheli durum bulunmadı. Trump'ın iddiası, Graham'ın özel görüşmelerine dair başka bir tanık olmaması nedeniyle sadece eski başkanın sözlerine dayanıyor. Uzmanlar, bu tür iddiaların siyasi amaçlı olabileceğini ve 6 Ocak soruşturmasını etkilemeye yönelik olduğunu belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın bu iddiası, ABD siyasetindeki kutuplaşmayı derinleştiriyor. 6 Ocak olayları, Amerikan demokrasisinin kırılganlığını gösteren bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Trump'ın sürekli olarak seçim hilesi iddialarını tekrarlaması ve olayları meşrulaştırmaya çalışması, Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışmalara yol açıyor. Bu durum, ABD'nin uluslararası alandaki itibarını zedelerken, müttefiklerini de endişelendiriyor. Özellikle NATO ülkeleri ve Avrupa Birliği, ABD'deki siyasi istikrarsızlığın küresel güvenliğe etkilerini yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın 6 Ocak olaylarıyla ilgili iddiaları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın derinleşmesi, Türkiye-ABD ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. ABD'deki siyasi istikrarsızlık, özellikle F-35 ve S-400 gibi savunma alanındaki krizlerin çözümünü geciktirebilir. Ayrıca, Trump'ın yeniden başkan adayı olması durumunda, Türkiye'ye yönelik politikalarının nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Türkiye, bu dönemde ABD ile ilişkilerinde çok taraflı diplomasiyi ön planda tutarak, olası siyasi dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmalıdır.