Eski ABD Başkanı Donald Trump, Florida'nın Küba kökenli Amerikalı seçmenleri arasında kendisine yönelik güçlü bir desteğin bulunduğunu öne sürdü. Bir miting konuşmasında, “Kübalıların yüzde 95'i bana oy verdi ve ben onlarla gerçekten ilgileniyorum” ifadelerini kullanan Trump, bu grubun kendisine olan bağlılığını vurguladı. Açıklama, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Florida gibi kritik bir eyaletteki Küba kökenli seçmenleri kazanma çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın sözleri, Küba'ya yönelik uyguladığı sert yaptırım politikalarının seçmenler arasında hâlâ popüler olduğunu gösteriyor. Başkanlığı döneminde Küba'ya yönelik ambargoyu sıkılaştıran ve turizm ile para transferlerini kısıtlayan Trump, bu politikalarının Küba rejimine karşı etkili olduğunu savunuyor. Ancak rakamlar, Küba kökenli Amerikalıların tümünün bu politikaları desteklemediğini ortaya koyuyor. Anketler, özellikle genç kuşak Küba kökenlilerin daha ılımlı bir yaklaşımı tercih ettiğini gösteriyor.
Trump'ın iddiası, sahadaki gerçek oy oranlarıyla tam örtüşmüyor. 2020 seçimlerinde Florida'da Küba kökenli Amerikalıların yaklaşık yüzde 55'inin Trump'a oy verdiği tahmin ediliyor. Bu oran yüzde 95'ten oldukça düşük. Yine de Trump, Miami-Dade County gibi bölgelerde güçlü bir desteğe sahip. Bu bölge, Küba diasporasının en yoğun olduğu yerlerden biri.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklamaları, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda Küba ile ilişkileri de etkiliyor. Sert yaptırım politikaları, Küba ekonomisini daha da zora sokarken, ada ülkesindeki halkın yaşam koşullarını kötüleştiriyor. ABD'nin müttefiki olan Latin Amerika ülkeleri, bu yaptırımların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini düşünüyor. Ayrıca, ABD'nin Küba politikası, Venezuela ve Nikaragua gibi diğer sol eğilimli hükümetlere karşı uygulanan yaptırımlarla da bağlantılı bir şekilde yürütülüyor.
Trump'ın bu sözleri, aynı zamanda Demokrat Parti'nin Küba politikasını eleştirmek için bir fırsat olarak görülüyor. Biden yönetimi, Trump dönemindeki bazı kısıtlamaları hafifletmiş olsa da, Küba'ya yönelik temel ambargo politikasını sürdürüyor. Bu durum, hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar arasında Küba konusunun seçim malzemesi olarak kullanılabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Küba politikası, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkileri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, Küba ile son yıllarda ekonomik ve diplomatik bağlarını güçlendirmiş, Havana'da büyükelçilik açmıştır. ABD'nin Küba'ya yönelik sert yaptırımları, Türk şirketlerinin ada ülkesindeki yatırımlarını ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD başkanlık seçimlerinde olası bir Trump zaferi, Küba politikasının daha da katılaşmasına yol açarak, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını daraltabilir. Bu nedenle Ankara, ABD-Küba ilişkilerindeki gelişmeleri yakından takip etmekte fayda görüyor.