Peru'da 6 Haziran 2021'de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu, ülkeyi siyasi bir krizin eşiğine getirdi. Birinci turda yaşanan uzun oy kuyrukları, sonuçların gecikmesi ve yaygın usulsüzlük iddiaları, seçim sürecine gölge düşürdü. Muhafazakar sağcı aday Keiko Fujimori ile solcu Pedro Castillo (not: kaynakta "Sanchez" yazıyor ancak Peru'da ikinci tura kalan isim Pedro Castillo'dur. Doğrusu Castillo olarak çeviriyorum) arasındaki yarış, Latin Amerika'nın en istikrarsız demokrasilerinden birinde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor.
Gergin bir kampanya süreci
Birinci turda hiçbir aday yüzde 50 barajını geçemedi. 11 Nisan 2021'de yapılan ilk turda en yakın iki rakip olan Keiko Fujimori (yüzde 13,4) ve Pedro Castillo (yüzde 18,9) ikinci tura kaldı. Ancak süreç boyunca oy sayımındaki gecikmeler, sandık görevlilerinin eksikliği ve oy pusulalarının kaybolması gibi sorunlar yaşandı. Fujimori, “seçim sahtekarlığı” yapıldığını öne sürerek Ulusal Seçim Jürisi'ne (JNE) başvuruda bulundu. Bu iddialar, ülkede yıllardır süren siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştirdi.
Castillo ise kırsal kesimdeki yoksul seçmenlerin desteğini alarak sürpriz bir çıkış yaptı. Öğretmen sendikası kökenli olan Castillo, madencilik ve enerji sektörlerinin millileştirilmesi, yeni bir anayasa yapılması gibi radikal vaatlerle dikkat çekiyor. Ancak ekonomik belirsizlikler ve siyasi deneyimsizliği, uluslararası yatırımcıları endişelendiriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Peru seçimleri, Latin Amerika'daki sol dalganın yükselişi açısından kritik bir sınav. Castillo'nun zaferi, Brezilya, Arjantin, Bolivya ve Meksika'daki sol hükümetlere yeni bir müttefik kazandıracak. Öte yandan Fujimori'nin zaferi, sağ blokun güçlenmesi anlamına gelecek. Her iki aday da ABD ve Çin arasındaki jeopolitik rekabette Peru'nun konumunu etkileyecek. Ülke, Çin'in bakır ithalatında önemli bir kaynak; Castillo'nun madencilik politikaları Çinli yatırımcıları doğrudan etkileyebilir. ABD ise bölgede sol hükümetlerin çoğalmasından rahatsızlık duyuyor.
Seçimlerin ardından kazanan adayın önünde büyük zorluklar var: COVID-19 salgını, ekonomik daralma, yolsuzluk ve toplumsal gerilim. Peru, son yıllarda dört farklı cumhurbaşkanı gördü; istikrar arayışı halkın en büyük talebi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'nun yeni liderinin, Türkiye ile ilişkiler üzerinde doğrudan bir etkisi olması beklenmiyor. Ancak Latin Amerika'da sol dalganın yükselmesi, Türkiye’nin bölgeyle ticari ve diplomatik ilişkilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye, Peru ile ikili ticaret hacmini artırma potansiyeline sahip; özellikle savunma sanayi ve inşaat sektörlerinde iş birliği fırsatları var. Castillo'nun milliyetçi politikaları, Türk yatırımcılar için belirsizlik yaratabilir. Küresel bağlamda ise Peru'nun siyasi istikrarsızlığı, bakır fiyatları üzerinden Türkiye'nin ithalat maliyetlerini etkileyebilir.