GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

Trump'ın Küba Seçenekleri: Anlaşma mı, Çıkmaz mı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Trump'ın Küba Seçenekleri: Anlaşma mı, Çıkmaz mı
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Donald Trump'ın başkanlık koltuğuna dönmesi halinde Küba politikasında karşılaşacağı seçenekler, bir anlaşma ile bir çıkmaz arasında gidip geliyor. Eski başkan, görev süresi boyunca Obama döneminde başlatılan açılım politikasını tersine çevirmiş, Havana'ya yönelik ekonomik yaptırımları sertleştirmişti. Şimdi ise hem kendi tabanının beklentileri hem de uluslararası baskılar arasında denge kurmak zorunda. Küba, Trump'ın ilk döneminde uyguladığı maksimum baskı politikasına rağmen ekonomik çöküşün eşiğinde. Turizmden para transferlerine kadar birçok alanda kısıtlamalar, ada ekonomisini derinden etkilemiş durumda. Ancak bu politikaların istenen siyasi sonucu verip vermediği tartışmalı.

Yaptırımların Bedeli ve Siyasi Hesap

Trump, 2017'den 2021'e kadar Küba'ya yönelik 200'den fazla yeni yaptırım uygulamıştı. Bunlar arasında ABD vatandaşlarının Küba'ya seyahat kısıtlamaları, aile havalelerine sınırlamalar ve adaya yönelik ticaret ambargosunun sıkılaştırılması yer alıyor. Ancak bu baskı politikası, Küba rejimini yıkmak bir yana, halkın daha da yoksullaşmasına ve göç dalgalarının artmasına neden oldu. 2021'deki tarihi protestolar, yaptırımların tetiklediği ekonomik krizin bir yansımasıydı. Trump, yeniden seçilirse bu sert politikayı sürdüreceğini ima ediyor. Öte yandan, Küba diasporası içinde yaptırımların hafifletilmesinden yana olan sesler de yükseliyor. Özellikle Miami'deki Küba kökenli Amerikalılar arasında Obama dönemindeki açılımı hatırlayanlar, değişimin mümkün olduğunu düşünüyor. Fakat siyasi olarak Trump'ın bu kesime yaklaşımı, Florida'daki kritik seçmen kitlesi nedeniyle daha temkinli olabilir.

Bu arada Kolombiya'da yaklaşan seçimler, bölgede dengeleri değiştirebilir. Aşırı kutuplaşmış bir siyasi ortamda yapılacak seçim, sol aday Gustavo Petro ile sağ muhalefetin adayı arasında geçiyor. Petro'nun olası zaferi, ABD'nin Latin Amerika politikasında yeni bir sayfa açabilir. Ancak Trump yönetimi, Petro'yu açıkça eleştirmiş ve onu "radikal sol" olarak etiketlemişti. Bu da iki ülke arasındaki ilişkileri gerginleştirebilir.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Trump'ın Küba politikası sadece ada ile sınırlı değil; aynı anda Venezuela, Nikaragua ve bölgedeki diğer sol hükümetleri de kapsayan bir baskı stratejisinin parçası. ABD, Küba'ya yönelik yaptırımlarla, adanın Venezuela'ya sağladığı askeri ve istihbarı desteği kesmeyi hedefliyor. Ancak bu strateji bugüne kadar beklenen sonucu vermedi. Küba rejimi ayakta kalmayı başarıyor, hatta Çin ve Rusya ile ilişkilerini derinleştiriyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrası Batı ile arasının açılması, Havana ile Moskova arasındaki bağları güçlendirdi. Bu durum, ABD'nin kendi arka bahçesi olarak gördüğü bölgede nüfuz kaybına işaret ediyor.

Öte yandan, Dünya Kupası takım profillerine devam ediyoruz. Futbolun birleştirici gücü, siyasi gerilimlerin gölgesinde bile kendini gösteriyor. Ancak bu yılki turnuvada birçok takımın siyasi mesajlar vermesi bekleniyor. Özellikle insan hakları ihlalleriyle anılan ev sahibi ülkede, takımların protestoları gündem olabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Trump'ın Küba politikasının Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, ABD'nin Latin Amerika'ya yönelik yaptırım odaklı yaklaşımı, Türkiye'nin bölgeyle artan ticari ilişkileri açısından riskler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda Küba, Venezuela ve Meksika gibi ülkelerle ekonomik işbirliğini artırmış durumda. ABD yaptırımlarının daha da sertleşmesi, Türk şirketlerinin bu pazarlarda iş yapmasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Washington'un Latin Amerika'da artan nüfuz mücadelesi, Ankara'nın bölgedeki dengeli politikasını sınamaktadır. Türkiye, Küba ile turizm ve inşaat projeleri gibi alanlarda işbirliğini sürdürürken, ABD ile olası bir gerilimden kaçınmak için hassas bir denge kurmak zorunda. Özetle, bu gelişmeler Türk dış politikasının çok yönlü ilişkiler yönetme becerisini gerektiren bir sınav niteliği taşıyor.

Etiketler:
kübatrumpabdyaptırımsiyaset

İlgili Haberler

Rusya, Ermenistan gül ticaretini seçim öncesi kısıtlıyor
Dış Politika

Rusya, Ermenistan gül ticaretini seçim öncesi kısıtlıyor

6 dk önce

Almanya, Fransa ve İngiltere, Putin'le Ukrayna Müzakereleri İçin Plan Hazırlıyor
Dış Politika

Almanya, Fransa ve İngiltere, Putin'le Ukrayna Müzakereleri İçin Plan Hazırlıyor

46 dk önce

Çin, Tayvan ziyareti nedeniyle dört Yeni Zelandalı milletvekiline yasak getirdi
Dış Politika

Çin, Tayvan ziyareti nedeniyle dört Yeni Zelandalı milletvekiline yasak getirdi

1 sa önce

Orta Asya'da 'Eko-Brutalizm': Doğa ve Betonun Direnişi
Dış Politika

Orta Asya'da 'Eko-Brutalizm': Doğa ve Betonun Direnişi

1 sa önce