Eski ABD Başkanı Donald Trump, Kaliforniya'daki devam eden oy sayım sürecine sert bir dille yüklenerek, artan oy sayma gecikmelerinin Demokratların kasıtlı bir 'hile' operasyonu olduğunu iddia etti. Los Angeles Belediye Başkanlığı ve Kaliforniya Valilik yarışlarında nihai sonuçların günler hatta haftalar sürebileceği uyarısı yapılırken, Trump'ın bu açıklamaları ülkede seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçi lider, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Oy sayma süreci tam bir felaket. Demokratlar sonuçları manipüle etmek için her yolu deniyor. Bunu durdurmalıyız' ifadelerini kullandı.
Geciken Sonuçların Arkasındaki Sebepler
Kaliforniya'nın karmaşık oy sayım sistemi, uzun süredir eyalet çapında seçim sonuçlarının açıklanmasında gecikmelere yol açıyor. Eyalet yasaları, postayla gelen oy pusulalarının seçim gününe kadar sayılmaya başlanmamasını öngörüyor. Ayrıca, oy pusulalarının geçerliliği, imza doğrulama ve zarfların açılması gibi adımlar da süreci uzatıyor. Los Angeles County seçim yetkilileri, 7 Haziran'daki ön seçimlerde 1,6 milyon oy pusulasının postayla gönderildiğini ve bunların sayımının haftalarca sürebileceğini bildirdi. Mayoral yarışında Demokrat adaylar Rick Caruso ve Karen Bass arasındaki çekişme başa baş giderken, Valilik yarışında ise mevcut Vali Gavin Newsom'un güçlü bir şekilde önde olduğu görülüyor. Trump'ın 'hile' suçlamaları, 2020 başkanlık seçimlerinde de benzer iddialarda bulunmasının ardından geliyor. O dönemde birçok mahkeme ve eyalet seçim yetkilisi, geniş çaplı bir seçim hilesi bulgusuna rastlamadıklarını açıklamıştı.
Seçim Güvenliği ve Siyasi Kutuplaşma
Trump'ın açıklamaları, ABD'de seçim güvenliği konusundaki mevcut siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştiriyor. Cumhuriyetçi partinin birçok eyalette seçim yasalarını sıkılaştırma çabaları, Demokratlar tarafından oy kullanma hakkının kısıtlanması olarak eleştiriliyor. Kaliforniya ise tam tersine, oy kullanmayı kolaylaştıran yasalarıyla biliniyor. Uzmanlar, postayla oy kullanma oranının arttığı eyaletlerde sayım sürecinin uzamasının normal olduğunu ve bunun bir hile göstergesi olmadığını belirtiyor. Ancak Trump ve bazı Cumhuriyetçi liderler, bu durumu bir fırsata çevirerek, seçim sonuçlarına güveni sarsmayı hedefliyor. Bu durum, özellikle ara seçimler öncesinde seçmen katılımını etkileyebilir ve siyasi gerilimi artırabilir. Örneğin, Los Angeles Belediye Başkanlığı yarışında kazanan adayın, şehrin evsizlik ve suç oranları gibi kritik sorunlarına yönelik politikaları belirlemede kilit rol oynayacağı düşünülüyor. Bu nedenle sonuçların gecikmesi, yalnızca bir sayım sorunu değil, aynı zamanda siyasi bir mücadele alanı haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, Türkiye'nin de dahil olduğu küresel demokrasi söylemlerini etkileme potansiyeli taşıyor. Trump'ın 'hile' iddiaları, seçim sonuçlarına olan güveni azaltarak, uluslararası alanda seçim gözlem misyonlarının önemini artırabilir. Türkiye, kendi seçim süreçlerinde zaman zaman benzer tartışmalarla karşılaşmış bir ülke olarak, bu gelişmeleri yakından takip etmektedir. Öte yandan, ABD'deki siyasi kutuplaşma, Türk-Amerikan ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'nin iç siyasetindeki dalgalanmaların dış politikaya yansımaları olabilir. Örneğin, seçim sonuçlarının gecikmesi veya tartışmalı hale gelmesi, ABD'nin uluslararası taahhütlerinde ve ittifak ilişkilerinde geçici bir zafiyet yaratabilir. Bu da Türkiye gibi müttefik ülkeler için belirsizlik unsuru oluşturabilir. Ancak şu an için bu durumun Türkiye'ye doğrudan bir yansıması beklenmemektedir.