ABD Temsilciler Meclisi'nde Çarşamba günü yapılan oylamada, Dışişleri Bakanlığı bütçesinden İsrail'e aktarılan fonları durdurmayı öngören bir önerge ezici bir çoğunlukla reddedildi. Bipartizan bir şekilde gerçekleşen oylamada, önergeye 364'e karşı 58 gibi ağır bir yenilgi yaşatıldı. Kongre üyelerinin büyük çoğunluğu, İsrail'e yönelik yardımı kesmenin ABD'nin Ortadoğu'daki stratejik çıkarlarına zarar vereceği gerekçesiyle önergeye karşı oy kullandı. Önergenin sahibi Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, İsrail'in insan hakları ihlalleri ve işgal politikaları nedeniyle ABD vergi mükelleflerinin parasının bu ülkeye gitmemesi gerektiğini savunmuştu. Ancak bu argüman, Meclis'te yeterli desteği bulamadı. Oylamada, her iki partiden de çok sayıda milletvekilinin 'hayır' oyu kullanması, İsrail lobisinin Kongre üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Önergenin arka planı ve içeriği
Thomas Massie tarafından sunulan önerge, 2026 mali yılı Dışişleri Bakanlığı bütçesinden İsrail'e yapılacak her türlü harcamanın önünü kesmeyi hedefliyordu. Massie, yaptığı konuşmada, "ABD, insan hakları ihlalleri yapan ve uluslararası hukuku çiğneyen hiçbir ülkeye mali yardım sağlamamalıdır. İsrail'in Filistin topraklarındaki işgali ve yerleşim politikaları, bu ilkeyle bağdaşmamaktadır." ifadelerini kullandı. Ancak önerge, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti liderleri tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Meclis Çoğunluk Lideri Hakeem Jeffries, İsrail'in ABD'nin en önemli müttefiklerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Bu önerge, sadece İsrail'i değil, aynı zamanda bölgedeki istikrarı da hedef almaktadır. ABD'nin İsrail'e verdiği destek, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır." dedi. Oylama sonucu, ABD'nin İsrail'e yönelik yardımlarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin sinyalini verdi. ABD, her yıl İsrail'e yaklaşık 3,8 milyar dolar askeri yardım sağlıyor ve bu yardım, 10 yıllık bir mutabakat zaptı çerçevesinde 2028 yılına kadar garanti altında.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu oylama, ABD'nin İsrail politikasının Kongre nezdinde ne kadar güçlü bir desteğe sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Özellikle son dönemde İsrail'in Gazze'deki saldırıları ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmesine rağmen, ABD Kongresi'nde İsrail'e yönelik eleştiriler henüz yardım kesintisine dönüşmüş değil. Bu durum, ABD'nin Ortadoğu'daki müttefiklik ilişkilerini nasıl önceliklendirdiğini gösteriyor. Öte yandan, önergenin az sayıda da olsa destek bulması, Kongre içinde İsrail politikalarına yönelik artan bir rahatsızlığın işareti olarak yorumlanabilir. Özellikle ilerici Demokratlar arasında İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığı biliniyor. Ancak bu eğilim, henüz yasama sürecinde bir karşılık bulmuş değil. Oylama, aynı zamanda ABD'nin küresel müttefiklik ağının ne kadar sağlam olduğunu da test eden bir örnek teşkil etti. İsrail'in bölgedeki diğer aktörlerle ilişkileri, özellikle İbrahim Anlaşmaları sonrası normalleşme süreci, ABD'nin bu ülkeye verdiği desteği daha da stratejik hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası ve ABD ile ilişkileri açısından önemli bir tablo çiziyor. Türkiye, İsrail'in Filistin topraklarındaki politikalarını uzun süredir eleştirirken, ABD'nin koşulsuz İsrail desteğinin devam etmesi, Ankara'nın bölgesel politikalarını zorlaştırıyor. Türk diplomasisi, Filistin davasını uluslararası platformlarda savunurken, ABD'nin bu tür kararları, Türkiye'nin elini zayıflatıcı bir etki yapıyor. Öte yandan, ABD Kongresi'nde İsrail yardımını kesme girişiminin başarısız olması, Türk-Amerikan ilişkilerinde İsrail faktörünün ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Türkiye, bu tür kararlar karşısında kendi pozisyonunu daha da netleştirmek ve bölgesel aktörlerle iş birliğini artırmak durumunda kalabilir. Ekonomik ve askeri boyutlarıyla bu yardımın sürmesi, bölgedeki güç dengelerini etkilemeye devam edecek.