ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile istihbarat paylaşımını benzeri görülmemiş bir düzeye çıkaran yeni bir yasayı yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Söz konusu düzenleme, ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Beş Göz (Five Eyes) istihbarat ittifakının kapsamını dahi aşacak nitelikte. Yasa, iki ülke arasındaki istihbarat işbirliğini resmiyete dökerken, en hassas verilerin dahi paylaşılmasının önünü açıyor.
Beş Göz’ü Gölgede Bırakan Anlaşma
Yeni düzenleme, ABD-İsrail ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Beş Göz ittifakı, kurulduğu günden bu yana üyeleri arasında en yüksek düzeyde istihbarat paylaşımını sağlıyordu. Ancak Trump yönetiminin hazırladığı yasa tasarısı, İsrail’e Beş Göz ülkeleriyle neredeyse eşit, hatta bazı alanlarda daha kapsamlı bir erişim imkanı tanıyor. Özellikle sinyal istihbaratı (SIGINT) ve insan istihbaratı (HUMINT) alanlarında paylaşımın sınırlarının kaldırılması öngörülüyor.
Analistler, bu adımın ABD’nin Ortadoğu’daki müttefiklik ilişkilerini yeniden tanımlayabileceğini belirtiyor. İsrail’in bölgedeki istihbarat kabiliyetleriyle birleştiğinde, ABD’nin İran, Suriye ve diğer bölgesel aktörlere yönelik operasyonel kapasitesinin önemli ölçüde artması bekleniyor. Ancak bu durum, özellikle Arap ülkeleri ve Türkiye’de endişeyle karşılanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yasanın geçmesi halinde, ABD-İsrail istihbarat ortaklığı sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, küresel istihbarat dengelerini de etkileyecek. Beş Göz ülkeleri, bu genişlemenin kendi güvenlik protokollerine ve bilgi paylaşımına yönelik olası etkilerini değerlendiriyor. Özellikle İngiltere ve Kanada, İsrail’in istihbarat toplama yöntemlerine yönelik geçmişteki eleştiriler nedeniyle çekinceli bir tutum sergiliyor.
Ortadoğu’da ise İran başta olmak üzere birçok ülke, bu anlaşmayı kendilerine yönelik bir tehdit olarak görüyor. İsrail’in nükleer programı ve bölgesel askeri üstünlüğü zaten tartışma konusuyken, ABD ile istihbarat paylaşımının bu denli derinleşmesi, bölgedeki güç dengesini daha da İsrail lehine çevirebilir. Filistin yönetimi ve Hizbullah gibi aktörler, anlaşmanın kendilerine yönelik operasyonları kolaylaştıracağını düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki güvenlik çıkarları açısından yakından takip edilmelidir. ABD ile İsrail arasındaki istihbarat paylaşımının kurumsallaşması, Türkiye’nin özellikle PKK/YPG, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelesinde kullanılan istihbarat akışını etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve Libya’daki nüfuz mücadelesinde İsrail’in elini güçlendirecek bu adım, Türkiye’nin bölgedeki diplomatik ve askeri manevra alanını daraltma potansiyeli taşımaktadır. Türkiye’nin, NATO çerçevesinde ABD ile mevcut istihbarat işbirliğini korurken, bu yeni yapıya karşı alternatif istihbarat ortaklıkları geliştirmesi gerekebilir.