ABD Silahlı Kuvvetleri ve İngiltere Kraliyet Donanması, yaz ayları boyunca dünya genelindeki ortak ülkelerle büyük ölçekli operasyonları simüle eden ayrı sanal tatbikatlar gerçekleştirdi. Valiant Shield 2026 tatbikatında ABD'li pilotlar, yüksek çözünürlüklü sanal simülatörler ve bilgisayar tarafından oluşturulan yapıcı kuvvetler bir arada kullanıldı. Bu yılki tatbikatlar, pandemi sonrası dönemde artan jeopolitik gerilimler ve kaynak kısıtlamaları nedeniyle sanal eğitimin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Sanal Tatbikatların Arka Planı
ABD ve İngiltere'nin yaz boyunca yürüttüğü sanal tatbikatlar, geleneksel saha eğitimlerine alternatif olarak değil, onları tamamlayıcı bir unsur olarak konumlandırılıyor. Valiant Shield 2026, ABD Hint-Pasifik Komutanlığı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve her iki yılda bir düzenlenen çok uluslu bir tatbikat. Bu yılki tatbikatta, gerçek pilotlar sanal ortamda uçarken, bilgisayar tarafından üretilen düşman ve müttefik kuvvetleri de aynı senaryoya dahil edildi. Böylece, gerçek uçuş saatlerinden tasarruf edilirken, pilotların karşılaşabileceği karmaşık durumlar yüksek sadakatle simüle edildi.
İngiltere Kraliyet Donanması ise ayrı bir program kapsamında, denizaltı savunma harbi, mayın harbi ve deniz güvenliği konularında sanal tatbikatlar düzenledi. Bu tatbikatlara ABD, Avustralya, Japonya ve diğer müttefik ülkelerden katılımcılar iştirak etti. Kraliyet Donanması yetkilileri, sanal ortamın özellikle personel ve platform kaybı riskini ortadan kaldırarak, yüksek riskli görevlerin provasının yapılmasına olanak tanıdığını belirtiyor.
Sanal tatbikatların bu yıl bu kadar öne çıkmasının bir nedeni de, Ukrayna ve Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı gerilim ortamında, gerçek birliklerin ve platformların başka bölgelere kaydırılmasının zorluğu. Ayrıca, yakıt maliyetleri ve çevresel kaygılar da sanal eğitimi teşvik eden faktörler arasında. ABD Savunma Bakanlığı, 2024 yılında yayımladığı bir strateji belgesinde, sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerine yapılan yatırımın önümüzdeki beş yıl içinde iki katına çıkarılacağını duyurmuştu.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD ve İngiltere'nin sanal tatbikatları, NATO'nun yanı sıra Hint-Pasifik'teki müttefiklerle entegrasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Özellikle Çin'in askeri modernizasyonu ve Kuzey Kore'nin füze denemeleri, bölgede caydırıcılığı artırma ihtiyacını doğuruyor. Sanal tatbikatlar, coğrafi sınırlamaları aşarak, farklı ülkelerden askerlerin aynı senaryoda birlikte çalışmasını sağlıyor. Bu da ittifak içi birlikte çalışabilirliği artırıyor.
Öte yandan, sanal tatbikatların artışı, savunma sanayii için de yeni bir pazar yaratıyor. Simülasyon yazılımları, sanal gerçeklik gözlükleri ve yapay zeka destekli senaryo üreticileri, savunma bütçelerinden daha fazla pay almaya başladı. ABD'li şirketler ve İngiliz savunma firmaları, bu alanda küresel liderliği paylaşıyor. Türkiye gibi ülkeler de kendi sanal tatbikat altyapılarını kurmaya yönelik adımlar atıyor.
Uzmanlar, sanal tatbikatların savaş gerçekliğini tam olarak yansıtamayacağı uyarısında bulunuyor. Gerçek savaşın belirsizlikleri, stres faktörü ve fiziksel yükü, simülasyonlarla tam olarak modellenemiyor. Bu nedenle, sanal eğitimlerin saha eğitimlerinin yerini alması değil, onları desteklemesi gerektiği vurgulanıyor. Yine de, özellikle pilotlar ve denizaltı mürettebatı için sanal simülatörler, tehlikeli görevler öncesi rutin bir hazırlık aşaması haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi savunma sanayii ve askeri eğitim altyapısıyla sanal tatbikat trendini yakından takip ediyor. Özellikle insansız hava araçları (İHA) ve milli muharip uçak (MMU) projelerinde simülasyon teknolojileri kritik önem taşıyor. ABD ve İngiltere'nin bu hamlesi, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin de ortak sanal tatbikatlara katılımını gündeme getirebilir. Ayrıca, savunma sanayiinde simülasyon ve yapay zeka alanında Türk firmalarının rekabet gücünü artırması için bir fırsat penceresi oluşturuyor. Türkiye'nin özellikle Azerbaycan, Katar ve Pakistan gibi dost ülkelerle yürüttüğü ortak tatbikatları sanal ortama taşıması, maliyet etkinliği ve caydırıcılık açısından faydalı olabilir. Sonuç olarak, sanal tatbikatlar, Türkiye'nin savunma diplomasisinde yeni bir araç olarak değerlendirilebilir.