ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendisine suikast düzenlemesi durumunda İran'ın 'daha önce hiç görmediği seviyelerde bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, 'Beni öldürmeye teşebbüs ederlerse, İran'ı ve kültür merkezlerini yok etmekten başka seçeneğim kalmaz. Literal anlamda, daha önce hiç görmedikleri seviyelerde bombalayın' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, aylardır süren ABD-İran geriliminin ve Yemen'de Husilere yönelik ABD askeri operasyonlarının ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın bu tehdidi, İran'ın ABD'nin eski İran Özel Temsilcisi Robert Malley'e suikast planladığı iddialarıyla ilgili bir soruya cevaben yapıldı. New York Times'a göre, İranlı ajanlar Malley'i hedef almış ancak plan başarısız olmuştu. Trump, daha önce de İran'ın kendisine suikast planladığını iddia etmiş ve misilleme yapılacağını söylemişti.
Trump'ın bu tehditleri, ABD'nin Yemen'de Husilere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geliyor. ABD, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları nedeniyle Husilere karşı operasyonlarını sürdürüyor. İran'ın Husilere askeri ve mali destek sağladığı biliniyor, ancak Tahran resmi olarak Suudi Arabistan ile yürüttüğü Yemen savaşında arabuluculuk rolü oynadığını iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu sözleri, ABD-İran ilişkilerinde yeni bir gerginlik dalgası yaratabilir. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmedi, ancak Tahran yönetimi daha önce Trump'a yönelik suikast iddialarını 'asılsız' olarak nitelendirmişti. Uzmanlar, Trump'ın bu sözlerinin seçim kampanyasına yönelik bir söylem olabileceğini, ancak gerilimi artırma riski taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel olarak, ABD'nin İran'a yönelik bu tür tehditleri, Körfez ülkeleri ve İsrail'i endişelendiriyor. Suudi Arabistan ve BAE, İran ile doğrudan çatışmadan kaçınmak için yıllardır diplomasiyi tercih ediyor. Ancak Trump'ın 'kültürel merkezleri bombalama' tehdidi, uluslararası hukuk ve savaş suçları kapsamında da tartışmalara yol açıyor. Cenevre Sözleşmeleri, sivillerin ve kültürel mirasın hedef alınmasını yasaklıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye için doğrudan güvenlik riskleri ve dolaylı ekonomik sonuçlar doğurabilir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak üzerinden karşılıyor; olası bir askeri çatışma enerji arzını kesintiye uğratabilir. Ayrıca, ABD'nin İran'ı hedef alması, komşu Irak ve Suriye'de istikrarsızlığı artırabilir. Türkiye, bölgede terörle mücadele ve göç yönetimi gibi konularda zaten hassas bir dönemden geçiyor. Diplomatik olarak, Ankara'nın her iki tarafı da sakinleştirmeye yönelik ara bulucu rolü üstlenmesi beklenebilir. Ancak Trump'ın söylemi, bölgedeki kırılgan dengeleri bozma potansiyeli taşıyor.