ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlayan bir kararı kabul etti. 215'e karşı 208 oyla kabul edilen karara, Trump'ın kendi partisi Cumhuriyetçilerden de dört milletvekili destek verdi. Beyaz Saray, oylamayı 'vatanseverlikten uzak' olarak nitelendirirken, kararın sembolik olduğu ve bağlayıcılığı bulunmadığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Oylama, İran'ın üst düzey komutanı Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından tırmanan gerilimin ortasında geldi. Trump yönetimi, saldırının 'yakın ve kaçınılmaz' bir tehdide karşı olduğunu savunurken, Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Kongre'nin savaş yetkisini gasp ettiği gerekçesiyle tepki gösterdi. Karar, başkanın İran'a yönelik askeri harekatını 30 günle sınırlandırmayı ve Kongre onayı olmadan savaş ilanını engellemeyi hedefliyor.
Oylama sırasında yapılan konuşmalarda, Demokrat milletvekilleri 'savaş yetkisinin Kongre'de olduğunu' vurgularken, Cumhuriyetçiler 'başkomutanın yetkilerine saygı duyulması gerektiğini' savundu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise kararın 'tehlikeli bir mesaj' verdiği ve İran'ı cesaretlendireceği belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu oylama, ABD-İran geriliminin bir kez daha Kongre gündemine taşınmasına neden oldu. İran yönetimi, ABD'nin askeri güç kullanma yetkisini sınırlama çabalarını 'olumlu' olarak değerlendirirken, bölgedeki müttefikler belirsizlikten endişeli. Suudi Arabistan ve İsrail, ABD'nin İran'a karşı caydırıcılığının zayıflamasından kaygılı. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrısını yinelerken, nükleer anlaşmanın (JCPOA) kurtarılması için ABD'nin adım atmasını bekliyor.
Oylamanın sembolik olması, başkanın veto yetkisi nedeniyle yasalaşma ihtimalini düşürüyor. Ancak Kongre'nin İran politikasına müdahale etme konusundaki kararlılığı, önümüzdeki dönemde daha bağlayıcı adımların habercisi olarak yorumlanıyor. Özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde, İran dosyasının seçim kampanyasında önemli bir koz haline gelmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminin doğrudan komşusu olduğu bir bölgede yaşanması nedeniyle gelişmeleri yakından izliyor. ABD Kongresi'ndeki bu oylama, başkanın İran'a yönelik olası bir askeri harekatını sınırlasa da, bölgesel istikrarsızlık riskini ortadan kaldırmıyor. Türkiye, Irak ve Suriye'deki varlığı nedeniyle hem ABD hem de İran'la koordinasyonu sürdürmek zorunda. Bu tür bir savaş yetkisi kısıtlaması, Ankara'nın kısa vadede askeri tırmanış riskini azaltabilir ancak uzun vadede ABD'nin bölgedeki caydırıcılığının zayıflaması, İran'ın daha cesur adımlar atmasına neden olabilir. Türkiye, bu dengede diplomatik çözümden yana tavrını koruyor.