ABD'de yapılan yeni bir araştırma, Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik artan askeri gerilim ve yaptırımlarının Amerikan hanelerine ne kadar pahalıya patladığını gözler önüne serdi. Çalışmaya göre, Trump'ın İran politikaları nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış, tedarik zincirindeki aksamalar ve belirsizlik ortamı, özellikle orta ve düşük gelirli ailelerin bütçesine ağır bir yük bindirdi. Ekonomistler, bu mali baskının önümüzdeki aylarda da devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Artan maliyetlerin detayları
Araştırma, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları ve yaptırımlarının ardından benzin fiyatlarının galon başına ortalama 0,50 dolar arttığını ortaya koydu. Bu artış, ortalama bir ailenin yıllık benzin giderine yaklaşık 300 dolar ek yük getirdi. Ayrıca, İran'dan ithal edilen petrokimya ürünlerine uygulanan ambargo, plastik, ambalaj ve tekstil gibi sektörlerde maliyet artışına neden oldu. Bu da market raflarında her 10 üründen birinde fiyat artışı olarak yansıdı. Ekonomist Dr. Sarah Johnson, "Tüketici fiyatlarındaki bu artış, enflasyonu körükleyerek özellikle düşük gelirli haneleri vuruyor. Gelirlerinin büyük kısmını gıda ve enerjiye harcamak zorunda kalan aileler, bu ek maliyeti karşılamakta zorlanıyor" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın İran politikalarının etkisi sadece ABD ile sınırlı kalmadı. Orta Doğu'da artan gerilim, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekti. Brent petrolün varil fiyatı, 2019'un başında 55 dolar seviyesindeyken, yıl içinde 70 doların üzerine çıktı. Bu durum, petrol ithalatçısı ülkelerin cari açıklarını büyütürken, tüketicilere de yansıdı. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Türkiye gibi İran'a komşu ülkeleri de olumsuz etkiledi. Türkiye, doğalgaz ve petrol ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşıladığı için alternatif kaynak arayışına girdi. Uzmanlar, bölgedeki istikrarsızlığın sürmesi halinde enerji maliyetlerinin daha da artabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminden en çok etkilenen ülkelerden biri. Enerji ithalatında önemli oranda dışa bağımlı olan Türkiye, artan petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle cari açık baskısıyla karşı karşıya. Ayrıca, ABD yaptırımları nedeniyle İran ile ticaret hacmi daralan Türkiye, alternatif enerji kaynakları ve ticaret ortakları bulmak zorunda. Bu durum, kısa vadede enflasyonu ve enerji maliyetlerini artırabilir. Uzun vadede ise Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirme stratejisini hızlandırması gerektiğini ortaya koyuyor.