ABD'nin zorunlu askerlik hizmetini kaldırması, Başkan Donald Trump'ın olası bir İran savaşını seçmenlerin günlük hayatından uzak tutmasına olanak sağlıyor. Uzmanlar, gönüllü ordunun savaşın maliyetini ve insani bedelini toplumun büyük kesiminden gizlediğini belirtiyor. Bu durum, Beyaz Saray'ın askeri maceralara daha kolay karar vermesine yol açarken, demokratik denetim mekanizmalarını da zayıflatıyor.
Gelişmenin arka planı
Amerika Birleşik Devletleri, 1973 yılında Vietnam Savaşı'nın ardından zorunlu askerliği kaldırarak tamamen gönüllü ordu modeline geçti. O tarihten bu yana, ABD ordusu profesyonel askerlerden oluşuyor ve savaş kararları doğrudan vatandaşların yaşamını etkilemiyor. Trump yönetimi, İran'a yönelik artan gerginlikte bu durumdan avantaj sağlıyor. Başkan, savaşın bedelini sadece asker ailelerinin ve savunma bütçesinin üstleneceğini bilerek daha agresif bir duruş sergileyebiliyor.
Zorunlu askerlik sisteminin yokluğu, kamuoyunun savaşa olan ilgisini azaltıyor. Vietnam döneminde gençlerin askere alınması, savaş karşıtı protestoları tetiklemişti. Oysa bugün, elit bir asker grubu dışında kimse savaşın doğrudan etkisini hissetmiyor. Bu durum, savaş kararlarının daha az sorgulanmasına ve yürütme organının elini güçlendirmesine neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu askeri yapısı, Orta Doğu'da daha sık ve daha az denetlenen müdahalelere zemin hazırlıyor. Irak ve Afganistan savaşlarında görüldüğü gibi, uzun soluklu çatışmalar toplumda yorgunluk yaratmadan sürdürülebiliyor. Trump'ın İran'a yönelik tehditleri, bu bağlamda ciddi bir bölgesel risk oluşturuyor. İran yönetimi, ABD'nin askeri üstünlüğüne rağmen, savaşın iç siyasette yaratacağı maliyetleri hesaba katarak caydırıcılık stratejisi izliyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin zorunlu askerliği kaldırması, diğer ülkelerin de benzer eğilimlere girmesine yol açtı. Ancak jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, bazı Avrupa ülkeleri yeniden askerlik hizmetini tartışmaya açtı. ABD'nin bu modeli, savaşın toplumsal maliyetini gizlemesi açısından eleştiriliyor; savaş kararlarının daha geniş bir toplumsal mutabakat gerektirdiği savunuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin zorunlu askerliği kaldırması, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyadaki çatışmaların doğrudan etkisini artırabilir. Türkiye, zorunlu askerlik uygulamasıyla savaşın bedelini toplumla paylaşan bir ülke olarak, ABD'nin bu yapısının Ortadoğu'da daha sık askeri müdahaleye yol açmasından endişe duymaktadır. Irak ve Suriye'de görüldüğü gibi, ABD'nin bölgeye yönelik operasyonları Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi sınır güvenliği için uyguladığı askerlik sistemi, ABD'nin modelinden farklı bir güvenlik anlayışını yansıtmaktadır. Bu durum, NATO müttefiki iki ülke arasında stratejik bir uyumsuzluk oluşturmaktadır.