ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı yeni bir askeri harekât başlatıldığını Kongre'ye resmen bildirdi. Bu bildirim, Amerikan yönetimine 60 günlük bir süre daha tanırken, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, son haftalarda İran'a yönelik yaptırımları artırmış ve Basra Körfezi'ndeki askeri varlığını güçlendirmişti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın bölgedeki milis gruplara verdiği destek ve nükleer programındaki ilerlemelerin bu adımı zorunlu kıldığı belirtildi. Kongre'ye gönderilen bildirimde, operasyonun sınırlı ve hedefli olacağı, ancak gerektiğinde kapsamının genişletilebileceği ifade edildi. Bu adım, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası uyarınca, başkanın Kongre'ye askeri harekât başlatıldığını bildirmesini zorunlu kılıyor. Trump, daha önce de İran'ın üst düzey askeri yetkilisi Kasım Süleymani'yi öldürtmüş ve bu operasyonu Kongre'ye bildirmemişti; bu nedenle eleştirilere maruz kalmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran ile ABD arasındaki gerilim, son yıllarda tırmanışa geçmişti. Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasına yol açmıştı. Bölge ülkeleri, olası bir savaşın tüm Ortadoğu'yu ateşe verebileceği endişesini taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin hamlelerini desteklerken, Rusya ve Çin ise askeri müdahaleye karşı çıkıyor. Avrupa Birliği, iki tarafı diyaloğa davet ederken, İran ise her türlü saldırıya sert karşılık vereceğini duyurdu. Bu gelişmeler, petrol fiyatlarının yükselmesine ve küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, bölgesel istikrar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir savaşta kaos ve mülteci akını riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ile ticari ilişkileri sekteye uğrayabilir. Ankara, bu nedenle tarafları itidal çağrısı yapmaya ve diplomatik çözüm arayışına teşvik etmeye çalışıyor.