Emekli ABD Ordusu Generali Jack Keane, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik savaş operasyonlarını yeniden başlatmasının "kaçınılmaz" olduğunu belirtti. Çatışmaların yedinci ayına yaklaştığı bir dönemde Fox Business sunucusu Larry Kudlow'un sorularını yanıtlayan Keane, Trump'ın Tahran'a yönelik yeni saldırılar düzenleyip düzenleyemeyeceği ve bunun ne kadar yakın olduğu konusunda değerlendirmelerde bulundu. Keane, İran'ın bölgedeki saldırgan tutumunu sürdürmesi halinde askeri müdahalenin kaçınılmaz hale geleceğini vurguladı.
Keane'in Açıklamalarının Arka Planı
General Jack Keane, ABD ordusunun emekli bir generali olarak uzun yıllar boyunca Orta Doğu ve özellikle İran konusunda sert görüşleriyle tanınmıştır. Fox Business'ta Larry Kudlow'a konuşan Keane, İran'ın son aylarda artan saldırganlığına dikkat çekti. Çatışmaların yedinci ayına girmek üzere olduğunu hatırlatan Keane, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ve Trump yönetiminin İran'a karşı daha sert adımlar atmak zorunda kalacağını ifade etti. Keane, "Bu operasyonları yeniden başlatmak kaçınılmaz görünüyor" diyerek, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis gruplara verdiği desteğin Washington için kırmızı çizgi olduğunu belirtti.
Keane'in sözleri, ABD-İran geriliminin son aylarda tekrar tırmandığı bir dönemde geldi. Haziran 2019'da İran'ın ABD insansız hava aracını düşürmesinin ardından Trump yönetimi askeri bir misilleme planlamış, ancak Başkan Trump son anda operasyonu iptal etmişti. O günden bu yana ABD, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları artırdı ve bölgeye ek askeri güç konuşlandırdı. Keane, bu tür önlemlerin yeterli olmadığını ve İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurmak için daha güçlü bir askeri baskının gerekli olabileceğini savundu.
Keane ayrıca, İran'ın Orta Doğu'daki vekil gruplar aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlerin ABD ve müttefiklerine yönelik tehdidi artırdığını vurguladı. Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki İran destekli milislerin sürekli saldırılar düzenlediğini hatırlatan Keane, bu durumun ABD askerlerinin güvenliğini riske attığını belirtti. Keane'e göre, Tahran yönetimi diplomasi yoluyla geri adım atmadığı sürece, askeri seçenek masada kalmaya devam edecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile İran arasındaki gerilim, yalnızca ikili bir mesele olmanın ötesinde tüm Orta Doğu'yu ve küresel enerji piyasalarını yakından ilgilendiriyor. İran'ın Basra Körfezi'ndeki petrol sevkiyatını tehdit etmesi, dünya petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Irak ve Suriye'deki dengeleri alt üst edebilir ve bölgedeki ABD müttefiklerini zor durumda bırakabilir. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler İran'ın nükleer kapasitesinden endişe duyarken, Rusya ve Çin ise ABD'nin tek taraflı askeri eylemlerine karşı çıkıyor.
Keane'in açıklamaları, Trump yönetiminin İran politikasında bir değişiklik sinyali olarak yorumlanabilir. Ancak Başkan Trump daha önce defalarca İran ile görüşmeye hazır olduğunu, ancak Tahran'ın bunu reddettiğini söylemişti. Öte yandan, İran Devlet Başkanı Hassan Ruhani, ABD'nin yaptırımları kaldırmadığı sürece müzakere masasına oturmayacaklarını açıklamıştı. Bu karşılıklı sertlik, taraflar arasında bir çözüm umudunu azaltıyor ve askeri bir çatışma olasılığını güçlendiriyor.
Uluslararası toplum ise endişeyle gelişmeleri izliyor. Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, olası bir askeri çatışmanın felaket sonuçları olacağı uyarısında bulundu. Ancak ABD yönetimi, İran'ın nükleer anlaşmayı ihlal ettiğini ve bölgede istikrarsızlık yarattığını belirterek askeri seçeneği dışlamıyor.
Keane'in sözleri, ABD kamuoyunda da yankı buldu. Bazı uzmanlar, İran'a yönelik yeni bir askeri operasyonun ABD'yi bir kez daha Orta Doğu bataklığına sürükleyebileceği uyarısında bulunurken, Keane gibi isimler ise İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi gerektiğini savunuyor. Trump yönetiminin önümüzdeki günlerde nasıl bir adım atacağı belirsizliğini koruyor, ancak Keane'in "kaçınılmaz" değerlendirmesi, Washington'da askeri seçeneğin ciddi şekilde tartışıldığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminde hassas bir denge politikası izliyor. Bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan komşusu İran ile ekonomik ve siyasi bağlarını korumaya çalışıyor. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkileyebilir; İran, Türkiye'nin önemli doğal gaz tedarikçilerinden biri. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadelesi açısından risk oluşturur. Türkiye, bölgede diplomasiye öncelik verilmesi ve taraflar arasında arabuluculuk yapılması çağrısında bulunabilir. Mevcut konjonktürde Ankara, hem Batı ile hem de İran ile diyaloğunu sürdürerek olası bir çatışmanın olumsuz etkilerini en aza indirmeye çalışacaktır.