ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik olası saldırılarına karşılık olarak, her bir saldırıda bir köprü veya enerji santralini imha edeceklerini açıkladı. Trump, bu açıklamayı Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında yaparken, İran'ın bölgedeki istikrarı tehdit etmesi durumunda misillemenin orantısız olacağını vurguladı. Açıklama, İran'ın son haftalarda Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail'e bağlı gemilere yönelik saldırılarına karşı ABD'nin artan askeri varlığı ve uyarıları sonrası geldi.
Artan gerilim ve askeri yığınağın perde arkası
Ocak 2025'te İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının ardından ABD, bölgeye uçak gemisi ve savaş uçağı takviyesi yapmıştı. Trump yönetimi, İran'ı doğrudan sorumlu tutarak misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu belirtmişti. Bugünkü açıklama, Beyaz Saray'ın İran'a yönelik 'azami baskı' politikasının yeni bir aşaması olarak yorumlanıyor. Trump, "Onların her gemi saldırısına bir köprü veya enerji santrali yıkarak cevap vereceğiz. Bu onların altyapısını felç edecek bir stratejidir" ifadelerini kullandı.
İran ise henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, dün yaptığı açıklamada "ABD'nin tehditleri bölgesel güvenliği daha da kırılgan hale getirecek" diyerek uyarıda bulundu. Uzmanlar, Trump'ın bu söyleminin İran'ı müzakere masasına çekmeyi hedeflediğini ancak tırmanma riski taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları ve deniz ticareti tehdit altında
Dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, son yıllarda en büyük güvenlik tehditlerinden biriyle karşı karşıya. Trump'ın açıklaması, bölgede olası bir çatışmanın küresel enerji piyasalarını altüst edebileceği endişelerini artırdı. Petrol fiyatları, haberin ardından varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgede devriye gezen savaş gemilerinin sayısını artırdıklarını duyurdu.
Diplomatik cephede ise Avrupa Birliği ve bazı Körfez ülkeleri tarafları itidal çağrısı yapıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Hiçbir çatışmanın kazananı olmaz; diyalog ve diplomasiye dönülmeli" dedi. Suudi Arabistan ve BAE ise tarafsızlıklarını korurken, arka kapı diplomasisi yürütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal etmesi ve Doğu Akdeniz ile Basra Körfezi'ndeki ticari çıkarları nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırmanın yanı sıra, Türk bandıralı gemilerin güvenliğini de tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'la enerji işbirliği (doğalgaz ve elektrik ticareti) ve aynı anda ABD ile stratejik müttefiklik ilişkisi, Ankara'yı hassas bir denge politikasına itiyor. Ankara, hem İran'a yönelik yaptırımlara uyum sağlamak hem de bölgesel istikrarı korumak için diplomatik girişimlerde bulunabilir.