ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ağustos 2026'da yaptığı açıklamada, İran'a finansal, ticari veya hükümet düzeyinde herhangi bir destek sağlayan ülkelerin "muazzam ekonomik sonuçlarla" karşılaşacağını duyurdu. "Bunun şimdi durması gerekiyor" diyen Trump, İran'ın uluslararası sisteme entegrasyonunu engellemeye yönelik yeni bir baskı dalgası başlattı. Ancak bu hamlenin, tıpkı 2018'deki yaptırımlar gibi, hedefine ulaşması zor görünüyor. Çünkü İran'ın küresel ekonomik ve stratejik ağlarla olan bağlantıları, ABD'nin tek taraflı tehditlerini aşacak kadar derinleşmiş durumda.
Yaptırımların Tarihsel Başarısızlığı
Trump'ın tehdidi, ABD'nin İran'a yönelik uzun süredir devam eden "maksimum baskı" politikasının son halkası. 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlar, İran ekonomisini ciddi şekilde sarstı; ancak Tahran'ı nükleer programından vazgeçirmedi. Aksine, İran uranyum zenginleştirme seviyesini %60'a kadar çıkardı ve bölgesel milis grupları üzerinden etkisini genişletti. 2020'de Kasım Süleymani'nin öldürülmesi bile rejimi geri adım atmaya zorlamadı. Şimdi Trump, benzer bir senaryoyu daha geniş bir tehditle tekrarlıyor: ABD'nin ekonomik gücünü kullanarak üçüncü ülkeleri İran'la iş yapmaktan caydırmak. Ancak bu kez, küresel ekonomi 2026'da çok daha parçalı ve çok kutuplu.
İran, özellikle Çin ve Rusya ile enerji ve savunma alanında iş birliğini derinleştirdi. 2021'de imzalanan 25 yıllık Çin-İran kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması, Tahran'a yıllık milyarlarca dolarlık yatırım ve petrol ihracatı garantisi sağlıyor. Rusya ise Ukrayna savaşının ardından İran'dan insansız hava araçları ve balistik füze teknolojisi tedarik ediyor. Bu ilişkiler, ABD yaptırımlarının etkisini kırmakla kalmıyor, aynı zamanda İran'ı alternatif bir finansal ve ticari ağın parçası haline getiriyor. Dolayısıyla Trump'ın "herhangi bir ülke" tehdidi, Çin ve Rusya gibi aktörler için caydırıcılıktan uzak.
Küresel Ekonomik Bağlam ve Müttefiklerin Tavrı
Trump'ın açıklaması, ABD'nin geleneksel müttefikleri arasında da rahatsızlık yaratabilir. Avrupa Birliği, 2018 yaptırımlarına karşı INSTEX adlı bir takas mekanizması kurmuştu; ancak bu mekanizma etkisiz kaldı. Yine de Avrupalı şirketler, ABD pazarına erişimi kaybetmemek için İran'dan çekilmeyi tercih etmişti. Şimdi ise Avrupa, enerji güvenliği ve ekonomik çıkarları nedeniyle İran'la sınırlı da olsa ticaretini sürdürmek istiyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya, İran pazarındaki potansiyeli kaybetmek istemiyor. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkan birçok ülke, alternatif ödeme sistemleri geliştirmeye çalışıyor. Çin'in dijital yuan projesi ve Rusya'nın SPFS sistemini genişletmesi, doların hakimiyetini sarsma potansiyeli taşıyor. Bu ortamda Trump'ın tehdidi, yalnızca İran'ı değil, aynı zamanda ABD'nin küresel finansal sistem üzerindeki kontrolünü de zayıflatabilir.
Diğer yandan, İran'ın komşuları ve bölgesel aktörler için durum daha karmaşık. Irak, Türkiye, BAE ve Katar gibi ülkeler, İran'la ekonomik ve enerji bağlantılarına sahip. Irak, İran'dan doğalgaz ve elektrik ithal ediyor; bu ticaret, ABD yaptırımlarına rağmen sürdürülüyor. BAE, İran'la ticaretini dolar dışı para birimleriyle yapmayı denedi. Katar ise İran ile paylaştığı Güney Pars doğalgaz sahasında ortak çıkar sahibi. Bu ülkelerin çoğu, ABD'nin tehditlerine rağmen İran'la ilişkilerini tamamen kesmeye yanaşmıyor. Çünkü İran, bölgesel istikrar ve enerji arz güvenliği için vazgeçilmez bir aktör.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la 560 kilometrelik sınırı, doğalgaz ithalatı ve ticari ilişkileri nedeniyle bu yaptırımlardan doğrudan etkilenecek. ABD'nin tehdidi, Türk şirketlerini İran'la iş yapmaktan caydırabilir; ancak Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor. Ayrıca, Türkiye-İran arasındaki ticaret, dolar dışı mekanizmalarla sürdürülüyor. Bu durum, ABD ile ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin bölgesel denge politikası, İran'ı tamamen dışlamak yerine diyalog kanallarını açık tutmayı gerektiriyor. Trump'ın hamlesi, Türkiye'nin stratejik özerkliğini koruma ihtiyacını artırıyor.