Yemen'deki İran destekli Husiler, 25 Temmuz Cumartesi günü Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki iki limanda bulunan petrol tesislerine saldırı düzenledi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri de Husilere ait hedefleri bombalayarak karşılık verdi. Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik artan baskı politikaları ve bölgedeki gerginliğin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı
Husilerin saldırısı, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan ve Ras Tanura limanlarındaki petrol altyapısını hedef aldı. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı yaşanmazken, tesislerde maddi hasar oluştu. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, hava savunma sistemlerinin füzeleri imha ettiğini ve yangınların kontrol altına alındığını duyurdu.
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı yazılı açıklamada saldırıların, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaşa katılımına misilleme olarak düzenlendiğini belirtti. Seri, hedeflerin arasında Suudi Arabistan'ın enerji ihracatının kalbi sayılan dev petrol terminallerinin bulunduğunu ifade etti.
Bu olay, Yemen'de altı yıldır süren iç savaşın bir parçası olarak değerlendiriliyor. İran'ın desteklediği Husiler, 2014'ten bu yana başkent Sana dahil ülkenin büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki koalisyon ise 2015'te meşru hükümeti desteklemek için müdahalede bulunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırılar, uluslararası enerji piyasalarında tedirginlik yarattı. Brent petrolün varil fiyatı, haberin ardından kısa süreli yükseliş gösterdi. Uzmanlar, Kızıldeniz'in dünya ticaretinin yaklaşık %10'una ev sahipliği yaptığına ve bu tür saldırıların küresel petrol arzını tehdit edebileceğine dikkat çekiyor.
ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikaları kapsamında uyguladığı yaptırımlar ve askeri yığınak, bölgede gerilimi artırıyor. Trump yönetiminin İran'a yönelik tehditleri, Husilerin Suudi hedeflerine saldırılarını dolaylı olarak teşvik ettiği yorumlarına yol açıyor. İran, Husilere askeri ve mali destek sağladığını reddetse de, Batılı istihbarat raporları bu desteğin varlığını doğruluyor.
BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara itidal çağrısında bulunarak, Yemen'de siyasi çözüm için yürütülen müzakerelerin bu tür saldırılarla tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Körfez'deki enerji güvenliğini doğrudan ilgilendirdiği için Türkiye açısından da önem taşıyor. Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal ettiği Körfez bölgesinde yaşanacak bir istikrarsızlık, küresel petrol fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin cari açığı üzerinde olumsuz bir baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarları ve bölgedeki askeri varlığı göz önüne alındığında, gerilimin tırmanması Ankara'nın güvenlik politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik çabaları desteklemektedir.