İsrail polisi, öldürülen Hamas siyasi büro şefi İsmail Haniyeh'in kız kardeşi Sabah Haniyeh'i, İsrail'in güneyindeki Negev bölgesinde bulunan Tel Al-Saba kentindeki evine düzenlediği operasyonla gözaltına aldı. Sabah Haniyeh, Perşembe günü Bi'r el-Sebe (Beerşeba) kentindeki bir İsrail mahkemesine "Hamas'a aidiyet ve tahrik" suçlamalarıyla çıkarıldı. 57 yaşındaki Haniyeh hakkında, sosyal medya paylaşımları üzerinden "terör örgütüne övgü ve İsrail Devleti'ne karşı tahrik" suçlaması yöneltiliyor.
Gözaltı süreci ve suçlamaların arka planı
İsrail polisinin yaptığı açıklamaya göre, Sabah Haniyeh uzun süredir takip ediliyordu. İsrail güvenlik birimleri, son aylarda özellikle sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımları delil olarak dosyaya ekledi. Savcılık, Haniyeh'in "Hamas'ın propagandasını yaydığı ve İsrail'e karşı direnişi teşvik eden içerikler paylaştığı" iddiasında. Haniyeh'in avukatları ise suçlamaları reddederek, müvekkillerinin sadece ailevi ve insani konularda paylaşım yaptığını savunuyor.
İsrail'de 1948'den bu yana vatandaşlık sahibi olan Filistinlilerin sayısı yaklaşık 2 milyon. Negev bölgesindeki Bedevi toplulukları, İsrail'in en yoksul ve en az temsil edilen grupları arasında yer alıyor. Sabah Haniyeh'in de bu topluluktan olması, davanın İsrail içindeki Filistinli vatandaşlara yönelik tutum açısından sembolik bir boyut kazanmasına neden oluyor. Tel Al-Saba, Negev'deki tanınmayan Bedevi köylerinden biri; İsrail devleti tarafından resmi olarak tanınmıyor ve temel altyapı hizmetlerinden yoksun.
Haniyeh ailesi ve bölgesel yansımalar
İsmail Haniyeh, 31 Temmuz 2024'te Tahran'da düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetmişti. Hamas'ın siyasi büro şefi olarak görev yapan Haniyeh, örgütün en üst düzey isimlerinden biriydi. Suikastın ardından Hamas, yerine Yahya Sinvar'ı getirdi; Sinvar da Ekim 2024'te İsrail güçleri tarafından öldürüldü. Haniyeh ailesinin çok sayıda üyesi, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarında hayatını kaybetti. İsmail Haniyeh'in kız kardeşinin İsrail yargısı önüne çıkarılması, savaşın İsrail içindeki Filistinli vatandaşlara uzanan boyutunu gözler önüne seriyor.
İsrail yasalarına göre "terör örgütüne aidiyet" suçlaması, 5 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. "Tahrik" suçlaması ise daha ağır cezalar getirebiliyor. İsrail'de son yıllarda Filistinli vatandaşlara yönelik "tahrik" davalarının sayısında belirgin bir artış yaşandığı, insan hakları örgütleri tarafından sıkça dile getiriliyor. B'Tselem ve Adalah gibi İsrail merkezli insan hakları kuruluşları, bu tür davaların ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve Filistinli vatandaşları hedef aldığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsmail Haniyeh'in ölümünün ardından Hamas'la ilişkilerini sürdürme konusundaki tutumunu korumuş, Haniyeh için İstanbul'da anma programları düzenlenmişti. Sabah Haniyeh'in yargılanması, İsrail'in Filistinli vatandaşlarına yönelik tutumunu bir kez daha gündeme taşıyor. Ankara açısından bu dava, İsrail'in Gazze sonrası dönemde de Filistin meselesini güvenlik perspektifinden ele aldığını gösteriyor. Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinde Filistinli mahkumlar ve Filistin kökenli İsrail vatandaşlarının durumu, diplomatik gündemin hassas başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bölgesel tansiyonun yüksek olduğu bu dönemde, benzer davaların kamuoyu tepkisini artırması muhtemel.