ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın gizli nükleer tesislerinden biri olduğu iddia edilen Kazma Dağı’nı (Kuh-e Kazma) bombalamakla tehdit etti. İran’ın bu bölgede yıllardır süren kazı faaliyetleri, uluslararası toplumda endişe yaratırken, Trump’ın açıklamaları Körfez’de tansiyonu yeniden yükseltti. Peki Kazma Dağı tam olarak nerede, ne kadar derin ve İran bu tesiste neler yapıyor? İşte merak edilen tüm detaylar.
Kazma Dağı: İran’ın Yer Altı Nükleer Sığınağı
İran’ın orta kesimlerinde, İsfahan yakınlarında bulunan Kazma Dağı, son yıllarda İran’ın nükleer programının kilit noktalarından biri haline geldi. Uydu görüntüleri ve istihbarat raporlarına göre, İran bu dağın içine onlarca kilometrelik tüneller kazarak, nükleer santrifüjler ve zenginleştirme faaliyetleri için korunaklı bir tesis inşa etti. Tesisin, hava saldırılarına karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlandığı ve 80 ila 100 metre derinlikte olduğu tahmin ediliyor. İranlı yetkililer, burayı “sivil amaçlı” olarak nitelendirse de, Batılı istihbarat kaynakları tesisin askeri nükleer faaliyetler için kullanıldığını iddia ediyor.
Trump’ın tehdidi, İran’ın nükleer anlaşma müzakerelerinde ilerleme kaydedilememesi ve Tahran’ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60’a çıkarmasıyla aynı döneme denk geldi. ABD Başkanı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Eğer İran anlaşmaya yanaşmazsa, Kazma Dağı’nı vuracağız. O tünel İran için mezar olacak” ifadelerini kullandı. Ancak askeri uzmanlar, bu kadar derin bir tesisin geleneksel bombalarla yok edilmesinin neredeyse imkansız olduğunu, özel nükleer delici bombalar veya çok sayıda hassas mühimmat gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yeni Bir Kriz mi?
Trump’ın tehdidi, Ortadoğu’da yeni bir kriz dalgasını tetikleyebilir. İran, ABD’nin saldırısı durumunda Körfez’deki ABD üslerine ve İsrail’e misilleme yapacağını açıkladı. İsrail ise uzun süredir İran’ın nükleer tesislerine yönelik önleyici saldırı seçeneğini masada tutuyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve Rusya, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparken, Çin de diplomatik çözümden yana olduğunu duyurdu. Kazma Dağı’nın bombalanması, sadece İran nükleer programını geriye götürmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel bir savaşın fitilini ateşleyebilir. Uzmanlar, böyle bir saldırının İran’ın nükleer programını tamamen yer altına iterek daha da gizli hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gelişmenin Türkiye’ye doğrudan bir yansıması olmasa da, bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, İran’la sınır komşusu olması nedeniyle olası bir askeri çatışmada doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, Körfez’deki enerji yollarının güvenliği ve Irak üzerinden gelen ticaret, bu tür bir krizde ciddi darbe alabilir. Türkiye, bugüne kadar nükleer gerilimde dengeleyici bir rol oynarken, Trump’ın tehdidi Ankara’yı hem ABD hem de İran’la ilişkilerinde zor bir denge politikasına itebilir. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın henüz resmi bir açıklama yapmaması, Ankara’nın gelişmeleri yakından izlediğini ve aceleci bir pozisyon almaktan kaçındığını gösteriyor.