İran'ın son haftalarda İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasıyla birlikte, Ürdün Krallığı kendisini giderek artan bir şekilde ABD-İran çatışmasının yeni ön cephesi olma riskiyle karşı karşıya buluyor. Amman yönetimi, İran yapımı insansız hava araçlarının ve füzelerin İsrail'e ulaşmak için Ürdün hava sahasını kullanmasına izin vermediğini açıklasa da, Tahran'ın baskıları ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının artması, Krallığı zor bir denge politikasına itiyor. Peki, İran neden Ürdün'ü hedef alıyor ve bu gelişme bölgesel güvenlik dengelerini nasıl etkileyebilir?
Jeopolitik konum ve İran'ın stratejik hedefleri
Ürdün, İsrail ile Batı Şeria arasında stratejik bir konumda yer alıyor. İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarında Ürdün hava sahasını kullanma girişimleri, Krallığı doğrudan çatışmanın içine çekme potansiyeli taşıyor. Ürdün yönetimi, İran yapımı İHA'ların ve füzelerin hava sahasını ihlal etmesine izin vermediğini duyurmuş olsa da, İran'ın bu baskıları artırması bekleniyor.
Uzmanlar, İran'ın Ürdün'ü hedef almasının ardında birkaç neden olduğunu belirtiyor. Bunlardan ilki, Ürdün'ün ABD'nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olması. Washington, Amman'a yıllık yaklaşık 1.5 milyar dolar askeri ve ekonomik yardım sağlıyor. Ayrıca, ABD'nin Ürdün'deki askeri üsleri, İran'ın vurulması muhtemel hedefler arasında yer alıyor.
Bölgesel boyut: Yeni bir cephe mi açılıyor?
Ürdün'ün çatışmanın içine çekilmesi, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozabilir. Krallık, 1994'te imzaladığı barış anlaşmasıyla İsrail ile normalleşmiş durumda ve Filistin meselesinde ılımlı bir pozisyonda. Ancak İran'ın saldırıları, Ürdün'ü İsrail ile ABD arasında sıkışmış bir konuma itiyor. Ürdün Kralı II. Abdullah, son dönemde İran'ın bölgesel müdahalelerine karşı uyarılarda bulunmuş, ancak doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için diplomatik kanalları açık tutmaya çalışmıştı.
Öte yandan, İran'ın Ürdün'e yönelik tehditleri, Krallığın iç güvenliğini de etkileyebilir. Ürdün nüfusunun önemli bir kısmı Filistin kökenli ve İran, Filistin meselesini kullanarak Ürdün'de halk desteği kazanmaya çalışabilir. Ayrıca, Suriye ve Irak'taki İran yanlısı milislerin Ürdün sınırına yakın konuşlanması, Amman yönetimi için güvenlik riski oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimin Ürdün'e sıçramasını yakından izliyor. Ankara, bölgesel istikrarın korunmasından yana ve doğrudan bir çatışmanın tüm Ortadoğu'yu etkileyeceğinin farkında. Türkiye, İran'ın nüfuzuna karşı Irak ve Suriye'de dengeleyici bir rol oynarken, Ürdün'ün çatışmaya sürüklenmesi Ankara'nın bölgesel politikalarını da etkileyebilir. Ayrıca, Ürdün'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle olan ticari ve diplomatik ilişkilerine de yansıyabilir. Türkiye, bu süreçte hem ABD hem de İran ile diyalog kanallarını açık tutarak, krizin büyümesini engellemeye çalışacaktır.