ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la vardığı yeni nükleer anlaşma, 2024 başkanlık seçimlerinde kendisini destekleyen seçmenlerin büyük bölümünü tatmin etmedi. 18 seçmenle yapılan görüşmeler, anlaşmanın özellikle güvenlik ve ekonomik endişeleri gidermekte yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Analistler, bu memnuniyetsizliğin Kasım 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin oy kaybetmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Anlaşmanın Ardındaki Gerilim: Seçmenler Ne Bekliyor?
Trump'ın ikinci döneminde İran'la imzaladığı anlaşma, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyor. Ancak röportaj yapılan seçmenler, anlaşmanın İran'ın bölgesel milis güçleri ve balistik füze programına yönelik herhangi bir kısıtlama getirmediğini eleştirdi. Ohio'dan emekli bir polis memuru olan James K., "İran'ın nükleer silah üretmesini engellemek güzel ama onların Yemen'de, Suriye'de ne yaptığını görüyoruz. Bu anlaşma sadece bir oyalama," dedi. Seçmenlerin bir diğer endişesi ise ekonomik boyut. Anlaşma kapsamında İran'a petrol ihracatına kısmi izin verilmesi, özellikle enerji sektöründe çalışanları rahatsız etti. Teksas'ta bir sondaj işçisi olan Maria Gonzales, "Bush ve Obama döneminde İran'a verilen tavizlerin bedelini ödedik. Şimdi yine aynı şey oluyor. Trump'ın daha sert olmasını beklerdim," ifadelerini kullandı.
Ara Seçimlere Yansıma: Cumhuriyetçiler İçin Sınav
Siyasi gözlemciler, anlaşmaya yönelik bu hoşnutsuzluğun Cumhuriyetçi tabanı seçimlerde harekete geçirmekte zorlanabileceğini belirtiyor. 2024 seçimlerinde Trump'ı destekleyen seçmenlerin önemli bir kısmı, İran konusunda Beyaz Saray'ın daha agresif bir tutum sergilemesini istiyordu. Anlaşmanın yumuşak bulunması, bu seçmenlerin sandığa gitme konusunda isteksiz olmasına neden olabilir. Politico'ya konuşan bir Cumhuriyetçi stratejist, "Trump'ın tabanı onu eleştirmeye başladığında, parti içinde çatlak sesler yükselir. Bu durum Demokratların elini güçlendirebilir," dedi. Demokratlar ise anlaşmayı yetersiz bulmakla birlikte, Trump'ın diplomasi yürütme becerisini sorgulayarak kendi tabanlarını konsolide etmeyi hedefliyor. Anketler, bağımsız seçmenler arasında da anlaşmaya yönelik güvenin düşük olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın İran anlaşmasının seçmenler nezdinde başarısız olması, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Anlaşmanın yetersiz bulunması, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırmasına ve bölgede gerginliğin artmasına yol açabilir. Türkiye, İran'la ticaret ve enerji alanında derin bağlara sahip; olası bir yaptırım dalgası, Türk şirketlerini ve doğalgaz ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD'de Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde kaybedeceği bir senaryoda, Biden dönemindeki Demokrat yönetimin Ortadoğu politikalarına dönüş sinyalleri alınabilir. Bu durum, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığına yönelik baskıları artırabilir. Dolayısıyla Ankara'nın, ABD'deki siyasi dengeleri yakından izlemesi ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olması gerekiyor.