ABD Başkanı Donald Trump, NBC News’ün "Meet the Press" programına verdiği röportajda, İran ile kapsamlı bir barış anlaşması imzalanana kadar Tahran yönetimine ait dondurulmuş mal varlıklarını çözmeyeceğini ve mevcut yaptırımları kaldırmayacağını söyledi. New Jersey’in New Brunswick kentinde kaydedilen programda konuşan Trump, İran’ın nükleer programı konusunda yıllardır süren gerilime rağmen, anlaşma sağlanmadan herhangi bir ekonomik taviz verilmeyeceğini vurguladı. Açıklama, İran ile Batı arasında 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) yeniden canlandırılmasına yönelik dolaylı müzakerelerin tıkandığı bir dönemde geldi.
Arka Plan: Dondurulan varlıklar ve yaptırım rejimi
İran’ın yurtdışında dondurulmuş tahmini 6-7 milyar dolarlık mal varlığı bulunuyor. Bu fonların büyük kısmı, Irak‘taki enerji ihracatından elde edilen ve Irak‘taki bir bankada tutulan gelirlerden oluşuyor. ABD, bu fonların yalnızca insani amaçlarla (gıda, ilaç, tıbbi cihaz) kullanılmasına izin vermişti, ancak Tahran bu kısıtlamayı defalarca eleştirmişti. Trump’ın bu açıklaması, İran’ın nükleer faaliyetlerini durdurması veya balistik füze programından vazgeçmesi gibi somut adımlar atılmadan ekonomik rahatlamanın sağlanmayacağı anlamına geliyor.
Eski Başkan Joe Biden döneminde, 2023 Eylül’ünde, İran’ın Güney Kore’de dondurulmuş 6 milyar dolarlık varlığının Katar üzerinden insani amaçlarla serbest bırakılması yönünde bir anlaşma yapılmıştı. Ancak bu anlaşma da Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından ABD ve İsrail tarafından sorgulanmış, fonların kullanımı fiilen durdurulmuştu. Trump’ın son çıkışı, İran’a yönelik "maksimum baskı" politikasını yeniden canlandırma niyetini yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Nükleer müzakereler ve enerji piyasaları
Trump’ın bu tutumu, İran’la müzakerelerin önünü daha da tıkıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, müzakerelerin ancak ABD’nin yaptırımları askıya alması ve dondurulmuş varlıkları serbest bırakması durumunda anlamlı olacağını belirtmişti. Trump ise tam tersini yaparak pazarlık pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Bu durum, İran’ın nükleer programını daha da ilerletmesine ve uranyum zenginleştirme seviyesini artırmasına yol açabilir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) son raporlarında İran’ın yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş uranyum stokladığını doğrulamıştı.
Enerji piyasaları açısından ise, İran’ın petrol ihracatındaki belirsizlik devam ediyor. İran şu anda Çin‘e günlük yaklaşık 1,5 milyon varil ham petrol satıyor. Ancak daha sıkı yaptırımlar ve donmuş varlıklar, bu ticaretin de kırılgan olduğu anlamına geliyor. Trump’ın açıklaması, küresel petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la hem doğal gaz hem de petrol konusunda önemli bir enerji bağımlılığına sahip; ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 5-6 milyar dolar civarlarında. Trump’ın yaptırımları sıkılaştırması, Türkiye’nin İran ile ticaretini zorlaştırabilir ve enerji fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir. Özellikle Türkiye’nin İran’a uyguladığı yaptırımlardan muafiyet sağlama çabaları, bu yeni durumda yeniden gündeme gelebilir. Diplomatik alanda ise Türkiye, İran ile Batı arasında bir arabulucu olarak rolünü sürdürmek isteyecektir, ancak Trump’ın açıklamaları bu rolü daha da zorlaştıracak gibi görünüyor.