EVIAN-LES-BAINS, Fransa — ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesinin kapanışında yaptığı konuşmada, İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı savundu ve anlaşmanın Ortadoğu'da devam eden bir savaşın tetikleyebileceği ekonomik bir felaketi önlediğini belirtti. Trump, anlaşmanın ABD ve müttefikleri için stratejik bir kazanım olduğunu vurgularken, İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlarla sınırlandırılmasının bölgesel istikrar için kritik olduğunu ifade etti. Zirvede liderler, İran yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılması ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin denetlenmesi konularında mutabakata vardı.
Anlaşmanın Arka Planı ve Stratejik Boyutu
2015 yılında imzalanan ve resmi adıyla Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen anlaşma, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırması karşılığında uluslararası yaptırımların hafifletilmesini öngörüyor. Trump yönetimi, anlaşmayı başlangıçta sert bir dille eleştirmiş ve 2018'de tek taraflı olarak çekilmişti. Ancak son zirvede Trump, mevcut koşullar altında anlaşmanın savaşı önleyen bir mekanizma olduğunu kabul etti. Uzmanlar, Trump'ın bu dönüşünü, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yükseltmesi ve Körfez'de artan gerilimler karşısında ABD'nin askeri seçeneklerin maliyetini hesaplamasına bağlıyor.
Zirvede ayrıca, ABD ile Avrupalı müttefikler arasında anlaşmanın geleceği konusunda görüş ayrılıkları yaşandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, anlaşmanın korunması ve genişletilmesi gerektiğini savunurken, Trump daha kapsamlı bir müzakere çağrısı yaptı. Liderler, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel faaliyetlerinin de masaya yatırılması konusunda uzlaşmaya vardı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
İran anlaşması, sadece nükleer silahların yayılmasını önlemek açısından değil, aynı zamanda küresel enerji piyasaları ve petrol fiyatları üzerinde de doğrudan etkiye sahip. Anlaşmanın bozulması halinde İran'ın petrol ihracatının tamamen durması, ham petrol fiyatlarında yüzde 20'ye varan artışa yol açabilir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkeler ve enerji ithalatçısı Avrupa ekonomileri için ciddi bir darbe anlamına geliyor.
Trump'ın anlaşmayı savunması, aynı zamanda ABD iç politikasında da yankı buldu. Biden yönetiminin anlaşmaya yeniden katılma çabaları, Kongre'de Cumhuriyetçi milletvekillerinin eleştirilerine hedef olurken, Trump'ın bu çıkışı partisi içinde tartışmalara yol açtı. Öte yandan İran yönetimi, anlaşmanın sağladığı ekonomik rahatlamaya rağmen, ABD'nin güvenilirliğine dair şüphelerini dile getirmeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında doğrudan etkilenen ülkelerin başında geliyor. Anlaşmanın sürmesi, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ithalatını sürdürmesi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin istikrarı açısından kritik. Ayrıca, olası bir askeri çatışma senaryosu, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Dolayısıyla Trump'ın anlaşmayı savunması, Ankara tarafından diplomasiye alan tanıyan bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD'nin uzun vadeli politikalarındaki belirsizlik, Türkiye'nin alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırabilir.