ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerden geçiş ücreti alma girişimlerine karşılık, ABD Donanması’nın bölgedeki limanlara yeniden deniz ablukası uygulayacağını açıkladı. Trump, bu hamleyle İran’ın boğazdaki kontrol iddialarını geçersiz kılmayı hedeflediklerini belirtti. Açıklamaya göre, ABD, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm kargo gemilerinden yüzde 20 oranında bir pay talep edecek. Bu oran, İran’ın talep ettiği miktarın yaklaşık iki katına denk geliyor. Karar, küresel enerji nakliyatının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik su yolunda yeni bir krizin habercisi oldu.
Gelişmenin Arka Planı
İran yönetimi, son haftalarda Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilerden geçiş ücreti alınacağını duyurmuş, bu girişimi “egemenlik hakkı” olarak nitelendirmişti. Tahran, bölgedeki askeri varlığını artırarak boğazın kontrolünü elinde tutmaya çalışıyor. ABD ise bu hamleyi uluslararası hukuka aykırı buluyor ve serbest seyrüsefer ilkesini savunuyor. Trump yönetimi, İran’ın 2023’te başlattığı benzer girişimleri bastırmak için geçici bir abluka uygulamış, ancak daha sonra diplomatik kanallarla sorunu çözmeye çalışmıştı. Şimdi ise Trump, daha sert bir tutum sergileyerek yeniden askeri seçeneği masaya koyuyor.
ABD Başkanı, yaptığı yazılı açıklamada, “İran’ın boğazda keyfi vergi toplamasına izin vermeyeceğiz. Biz de oradayız ve onlardan daha fazlasını alacağız: yüzde 20, nakit veya ayni olarak” ifadelerini kullandı. Trump, bu uygulamanın derhal başlayacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki varlığını artıracağını duyurdu. Pentagon’dan yapılan açıklamada, abluka operasyonlarının “Barış İçin Seyrüsefer” adı altında yürütüleceği ve uluslararası sularda güvenliği sağlamayı amaçladığı belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ihracatının yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği kritik bir geçiş noktası. Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol üreticileri, ihracatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden yapıyor. ABD’nin abluka kararı, bölgedeki enerji akışını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 3’ün üzerinde yükseldi. Uzmanlar, eğer gerilim devam ederse, petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Bölgedeki müttefikler arasında endişe yaratan bu karar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni tedirgin ediyor. Her iki ülke de İran’la doğrudan bir çatışmaya girmek istemezken, ABD’nin bu adımı onları zor durumda bırakabilir. Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları da bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, “serbest seyrüseferin engellenmemesi” çağrısı yaparken, tarafları itidale davet etti. Avrupa Birliği ise ABD’yi diplomatik çözüme yönlendirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir abluka veya geçiş ücreti düzenlemesi, Türkiye’nin enerji maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütecek ve enflasyonist baskıları artırabilir. Ayrıca Türkiye, İran’la ilişkilerinde denge politikası izlerken, ABD’nin bu hamlesi Ankara’yı iki ülke arasında sıkıştırabilir. Türkiye’nin boğazdan enerji nakliyatında alternatif güzergahlar arayışına girmesi veya Rusya gibi diğer tedarikçilere yönelmesi muhtemel. Diplomatik açıdan ise Türkiye’nin, hem NATO müttefiki ABD’yi hem de komşusu İran’ı rahatsız etmeyecek bir çizgi bulması gerekecek.