İngiltere, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu ve ona bağlı olduğu belirtilen bir örgüte yönelik desteği yasaklama kararı aldı. Londra hükümeti, bu kararı Britanya'da son dönemde yaşanan bir dizi antisemitik saldırının ardından, devlet destekli vekil örgütlerin faaliyetlerini engellemek için tasarlanan yeni yetkileri kullanarak uygulamaya koydu. Karar, Reuters haber ajansının Londra muhabiri William James'in aktardığına göre 13 Temmuz 2025 Pazartesi günü resmen duyuruldu. Yeni düzenleme, söz konusu gruplara maddi veya lojistik destek sağlamayı suç kapsamına alırken, İngiliz hükümeti bu adımı "nefret suçlarıyla mücadele ve ulusal güvenliğin korunması" çerçevesinde değerlendirdi.
Gelişmenin arka planı: Antisemitik saldırılar ve yeni yasal yetkiler
İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, ülkede son haftalarda artan antisemitik olaylar, hükümeti harekete geçmeye itti. Güvenlik birimlerinin raporları, bu saldırıların arkasında İran bağlantılı grupların olduğuna dair güçlü kanıtlar sunuyor. Özellikle Londra ve Manchester gibi büyük şehirlerdeki Yahudi toplumuna yönelik tehditlerin arttığı belirtilirken, faillerin İran yapımı patlayıcılar ve silahlar kullandığı tespit edildi. Yeni getirilen yasak, Terörle Mücadele ve Sınır Güvenliği Yasası kapsamında hükümete tanınan geniş yetkilere dayanıyor. Bu yetkiler sayesinde, İngiliz makamları herhangi bir yabancı devlet kurumunu veya vekilini terör örgütü ilan edebiliyor ve bu gruplara her türlü desteği yasa dışı hale getirebiliyor. İçişleri Bakanı, kararın "Yahudi cemaatini korumak ve nefret suçlarının önüne geçmek" amacı taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, bu adımın İran'ın Avrupa'daki nüfuz alanını daraltmak için atılmış en kapsamlı yaptırımlardan biri olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İran'la gerilim tırmanıyor
Bu karar, İngiltere ile İran arasında zaten gergin olan ilişkileri yeni bir boyuta taşıdı. Tahran yönetimi, Londra'nın bu hamlesini "düşmanca ve kabul edilemez" olarak nitelendirirken, benzer adımlar atabileceği sinyalini verdi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı ise kararın İran halkına değil, rejimin şiddet tekelini kullanan kurumlarına yönelik olduğunu savundu. Bu gelişme, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları nedeniyle uluslararası toplumla yaşadığı krizin bir uzantısı olarak görülüyor. ABD ve Avrupa Birliği de İran'a yönelik yaptırımları artırma eğilimindeyken, Birleşik Krallık'ın bu adımı müttefikleri tarafından takdirle karşılandı. Öte yandan, uzmanlar bu tür tek taraflı yaptırımların diplomatik çözüm şansını azaltabileceği konusunda uyarıyor. İran'ın İngiltere'deki diplomatik temsilciliği konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, gözlemciler Tahran'ın misilleme olarak İngiliz çıkarlarını hedef alabileceğini öngörüyor. Bölgesel dengeler açısından, bu karar İran'ın vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlere karşı uluslararası mücadelenin giderek sertleştiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin İran Devrim Muhafızları'na yönelik bu yaptırım kararı, Türkiye'nin İran'la olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, Tahran'la enerji ve ticaret alanında işbirliğini sürdürürken, özellikle İran'a yönelik yaptırımların genişlemesi Türkiye'nin İran doğalgaz ithalatını ve bölgesel ticaret hacmini riske atabilir. Öte yandan, Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadele politikası çerçevesinde, İran'ın PKK/YPG'ye verdiği destek uzun süredir iki ülke arasında bir gerginlik kaynağıdır. Bu nedenle, İngiltere'nin aldığı karar, uluslararası toplumun İran'ın vekil güç kullanımına karşı daha koordineli bir tutum benimsemesine katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye, İran'la tamamen kopuştan kaçınarak dengeli bir politika izlemeyi sürdürecektir.