ABD'li yetkililer, İran'ın nükleer programını sınırlandırmak ve bölgesel gerilimi azaltmak amacıyla hazırlanan 14 maddelik bir barış anlaşması taslağını kamuoyuna açıkladı. Anlaşma metni, uranyum zenginleştirme oranına üst sınır getirilmesini, ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını ve Hürmüz Boğazı’nda kısa süreli serbest geçiş garantisini içeriyor. Resmî imza töreni öncesinde ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan belge, Tahran yönetiminin nükleer faaliyetlerinin denetlenmesini ve uluslararası toplumun İran petrollerine erişiminin yeniden düzenlenmesini öngörüyor.
Anlaşmanın 14 maddesi ve detayları
Taslak metne göre İran, uranyumu yüzde 3,67’nin üzerinde zenginleştirmeyecek ve mevcut stoklarının büyük kısmını yurt dışına gönderecek. Fordow ve Natanz tesisleri Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine açık kalacak. Buna karşılık ABD, nükleer anlaşma sonrası uyguladığı petrol ve bankacılık yaptırımlarını üç aşamalı olarak kaldıracak. İlk aşamada 10 milyar dolarlık dondurulmuş varlık serbest bırakılacak, ardından İran’ın ham petrol ihracatına günlük 1,5 milyon varil kotası tanınacak. Üçüncü aşamada ise SWIFT erişimi yeniden sağlanacak.
Hürmüz Boğazı’nda geçiş güvenliği için iki taraf ortak devriye mekanizması kuracak. Anlaşmanın 10. maddesi, İran’ın balistik füze programını dondurmasını ve menzili 300 kilometreyi aşan füzelerin testini durdurmasını şart koşuyor. Ayrıca Yemen, Suriye ve Irak’taki vekil güçlere verilen desteğin sonlandırılması da maddeler arasında yer alıyor. Anlaşmanın süresi 10 yıl olarak belirlenirken, taraflardan birinin ihlali halinde diğer tarafın 60 gün içinde anlaşmadan çekilme hakkı bulunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma, Suudi Arabistan ve İsrail’in tepkisine yol açtı. Riyad yönetimi, İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamayan bir anlaşmayı “tehlikeli” olarak nitelendirirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmayı “tarihî bir hata” diye değerlendirdi. Buna karşın Avrupa Birliği ve Rusya, anlaşmayı “bölgesel istikrar için bir fırsat” olarak selamladı. Çin, İran petrolüne erişim garantisi nedeniyle anlaşmayı desteklediğini açıkladı. Petrol piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın güvence altına alınmasıyla ham petrol fiyatları yüzde 3 geriledi. Uzmanlar, anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde ABD’nin Ortadoğu’daki askerî varlığını azaltabileceğini, ancak İran’ın nükleer programını tamamen durdurup durdurmayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak üzerinden karşılıyor. Anlaşma, İran’a uygulanan yaptırımların hafiflemesiyle Türkiye’nin doğalgaz ve petrol ticaretinde maliyet avantajı elde etmesini sağlayabilir. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın güvence altına alınması, küresel enerji arz güvenliğine katkıda bulunarak Türkiye’nin enerji fiyatlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Öte yandan, İran’ın vekil güçlerle bağını koparması, Suriye’nin kuzeyindeki sahadaki dengeleri değiştirebilir; PKK/YPG’ye karşı İran’ın tutumunun netleşmesi Ankara için kritik önem taşıyor. Türkiye, anlaşma sürecinde arabuluculuk rolü üstlenerek bölgesel etkisini artırma fırsatı yakalayabilir.