Donald Trump'ın vaat ettiği ancak hiçbir zaman resmi olarak açıklanmayan Gazze barış planı, içerdiği derin kusurlar nedeniyle uygulanamaz hale geldi. Kaynaklar, sözde 'Barış Tahtası'nın (Board of Peace) sadece kağıt üzerinde var olduğunu ve gerçek dünyada hiçbir işe yaramayacağını belirtiyor. Planda İsrail ve Filistin arasında bir çözüm öngörülmüş olsa da, temel meselelerdeki belirsizlikler ve tarafların taleplerinin dengesiz dağılımı, girişimi daha en başından işlemez kıldı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, 2020 yılında 'Yüzyılın Anlaşması' olarak adlandırılan bir plan duyurmuş ancak bu plan Filistin tarafınca büyük ölçüde reddedilmişti. Ardından gelen süreçte Trump'ın damadı Jared Kushner'in öncülüğünde yeni bir girişim olan 'Board of Peace' gündeme geldi. Ancak bu kurulun yapısı, kimlerden oluşacağı ve hangi yetkilere sahip olacağı konusundaki belirsizlikler, planın çöküşünü hızlandırdı.
Uzmanlara göre, Barış Tahtası fikri, tarafların barışa zorlanamayacağı gerçeğini göz ardı ediyordu. İsrail'in işgal altındaki topraklardaki genişlemeci politikaları ve Filistin yönetiminin zayıflığı karşısında, bu tür bir yapının etkili olması mümkün değildi. Ayrıca, planın mimarlarının bölgeyi hiç ziyaret etmemiş olması, diğer bir eleştiri konusuydu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Planın başarısızlığı, Gazze'deki insani krizi daha da derinleştirme riski taşıyor. Ateşkes anlaşmalarının sağlanamaması ve yeniden inşa çalışmalarının durması, bölge halkını umutsuzluğa itiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörler, ABD'nin bu girişiminin sona ermesini sessizce karşılarken, İran ve onun desteklediği gruplar için bu durum bir fırsat olarak görülebilir.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin Ortadoğu'da arabuluculuk rolünün zayıflaması, Çin ve Rusya gibi aktörlerin bölgede daha fazla nüfuz kazanmasına yol açabilir. Avrupa Birliği ise iki devletli çözümden yana olduğunu yinelerken, somut bir adım atmaktan kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze konusunda Filistin davasına verdiği destekle öne çıkan bir ülke olarak, Trump planının çöküşünü kendi tezlerinin doğrulanması olarak yorumlayabilir. Ancak bu durum, Ankara'yı bölgede daha aktif bir rol üstlenmeye itebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık gündeme getirdiği 'Gazze için kurtarma operasyonu' söylemi, uluslararası alanda karşılık bulmayabilir. Türkiye'nin Hamas ile ilişkileri ve Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiği, Gazze'nin yeniden inşasında söz sahibi olmasını zorlaştırıyor. Yine de, İsrail ile son dönemde normalleşme çabaları, Ankara'ya dolaylı bir kanal açabilir.