ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e verdiği özel demeçte, İran destekli Husilerin ABD ile savaşmama konusunda anlaştığını açıkladı. Trump'ın bu açıklaması, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Fox News'in haberine göre Trump, "Husiler artık bizimle savaşmayacaklarını söylediler. Onlarla bir anlaşma yaptık" ifadelerini kullandı. Ancak Husilerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. İran'la bağlantılı grup, son haftalarda ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yoğunlaştırmış durumda.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine karşı mücadele ediyor. Suudi Arabistan, Yemen hükümetini desteklemek amacıyla 2015'te askeri müdahale başlatmıştı. ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlayarak koalisyonun önemli bir ortağı konumunda. Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamak için Husilere karşı sert bir tutum izliyor. Trump'ın açıklaması, ABD'nin Yemen savaşından çekilme veya Husilerle doğrudan diyalog kurma yönünde bir adım olarak yorumlanabilir. Ancak Husilerin Suudi Arabistan'a saldırıları devam ederken böyle bir anlaşmanın ne kadar geçerli olduğu belirsizliğini koruyor.
Husiler, son dönemde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a ve diğer şehirlere balistik füze ve İHA saldırıları düzenledi. Suudi yetkililer, bu saldırıları "İran'ın bölgesel yayılmacılığının bir kanıtı" olarak nitelendiriyor. ABD yönetimi, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını kınarken, Trump'ın son açıklaması kafaları karıştırdı. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz bir doğrulama gelmedi. Fox News'e konuşan Trump, "Husilerle anlaşmamız var, artık ABD gemilerine veya askerlerine saldırmayacaklar" dedi. Ancak bu anlaşmanın kapsamı ve tarafları net değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, Orta Doğu'nun en karmaşık çatışmalarından biri haline geldi. Husiler, İran'ın bölgedeki vekil güçlerinden biri olarak görülüyor. Suudi Arabistan ise ABD'nin en önemli bölgesel müttefiklerinden. Trump'ın açıklaması, ABD'nin Yemen politikasında bir değişikliğe işaret ediyor olabilir. Ancak Husilerin Suudi Arabistan'a saldırıları sürerken, ABD'nin Husilerle anlaşması Suudi Arabistan'ı zor durumda bırakabilir. İran, Husileri desteklediğini açıkça belirtmese de, gruba silah ve finansal destek sağladığı uluslararası raporlarda yer alıyor. BM, Yemen'deki insani krizin dünyanın en büyük insani felaketi olduğunu vurguluyor. Milyonlarca insan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor.
ABD'nin Husilerle anlaşması, İran'la yürütülen müzakerelerin bir parçası olabilir. Trump yönetimi, İran'la nükleer anlaşma konusunda görüşmeler yürütüyor. Husilerle varılan mutabakat, İran'ın bölgedeki etkisini kabul etme anlamına gelebilir. Ancak Suudi Arabistan, Husilerin saldırılarına maruz kalmaya devam ederse, ABD-Suudi ilişkileri gerilebilir. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Husilere karşı sert önlemler alınması konusunda Trump'a baskı yapıyor. Öte yandan, Husilerin ABD ile anlaşma yapması, Yemen iç savaşında bir dönüm noktası olabilir. Ancak Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, anlaşmanın sadece ABD'yi kapsadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye çalışsa da Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi korumakta zorlanıyor. ABD'nin Husilerle anlaşması, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını iki yönlü etkileyebilir. Öncelikle, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırıları devam ederse, körfezdeki istikrarsızlık artar ve bu durum Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ticaret yollarını olumsuz etkiler. Ayrıca, İran'ın Yemen'deki etkisinin ABD tarafından dolaylı olarak tanınması, Türkiye'nin İran ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile savunma işbirliğini güçlendirirken, İran'la da diyalog kanallarını açık tutuyor. ABD'nin Husilerle anlaşması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir veya yeni fırsatlar yaratabilir. Sonuç olarak, gelişme Türkiye'nin Orta Doğu politikasında ince ayar yapmasını gerektiriyor.