ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri saldırıların sürdüğü bir dönemde, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu. Bu hamle, Washington'un serbest seyrüsefer konusundaki geleneksel tutumunda önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Trump'ın açıklaması, Basra Körfezi'nde iki tankerin İran yapımı seyir füzeleriyle vurulmasının ardından geldi. Olay, bölgede tansiyonun yeniden tırmanmasına yol açtı.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, son haftalarda İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri gerekçesiyle bir dizi askeri operasyon başlatmıştı. Bu operasyonlar kapsamında İran'ın askeri tesisleri ve füze rampaları hedef alındı. Trump'ın yeni tehdidi ise, çatışmanın ekonomik boyutunu genişletiyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. ABD'nin buradan geçişe vergi koyması, küresel enerji fiyatlarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkileyebilir.
İran tarafı ise, tankerlere yönelik saldırıları kınamakla birlikte, ABD'nin bölgedeki varlığına karşılık olarak bu tür eylemleri meşru savunma hakkı çerçevesinde değerlendirdiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki ABD ve müttefik gemilerine karşı daha sert tedbirler alabileceklerinin sinyalini verdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Yaşananlar, sadece ABD-İran arasındaki gerilimi değil, aynı zamanda küresel deniz ticareti ve enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'nın geçiş ücretine tabi tutulması, uluslararası hukukta tartışmalı bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür bir verginin, 1958 Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ndeki serbest geçiş hakkı ihlali olabileceğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, ABD'nin hamlesine temkinli yaklaşıyor. Bu ülkeler, petrol ihracatlarının büyük kısmını Hürmüz üzerinden yaparken, olası bir verginin kendi ekonomilerine de zarar vereceği endişesini taşıyor. ABD'nin en büyük ticari rakipleri Çin ve Hindistan ise, enerji ithalatında bu boğaza bağımlı oldukları için gelişmeleri yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında önemli ölçüde Basra Körfezi'ne bağımlı olmasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kriz küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, bölgedeki deniz güvenliği konusunda hassas bir konumda; Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni yöneten bir ülke olarak, boğazların statüsüyle ilgili emsal oluşturabilecek bu tür gelişmeleri yakından takip etmektedir. NATO müttefiki olarak ABD'nin politikalarını desteklemekle birlikte, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticari çıkarları doğrultusunda ihtiyatlı bir denge politikası izlemesi bekleniyor.