ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri ve ticari gemilere uygulanması planlanan navlun ücretinden vazgeçtiğini açıkladı. Trump, söz konusu planı Körfez ülkelerinin ABD'ye yapacağı yatırımlarla değiştireceğini belirtti. Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, 'Bu ücret planını artık düşünmüyoruz. Onun yerine Suudi Arabistan, BAE ve diğer dostlarımızın Amerikan ekonomisine katkı sağlamasını istiyoruz' ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2018 yılında Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeden geçen gemilere navlun ücreti getirilmesini önermişti. Plan, uluslararası deniz ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolunda ABD'nin askeri varlığının finansmanına katkı sağlamayı hedefliyordu. Ancak plan, özellikle Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinin yanı sıra Avrupalı müttefiklerin sert tepkisine yol açtı. Uzmanlar, navlun ücretinin küresel petrol fiyatlarını artırarak dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyordu.
Trump'ın açıklaması, Körfez ülkeleriyle ilişkilerde yeni bir döneme işaret ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin ABD'ye yönelik yatırımları, 2019'da imzalanan savunma anlaşmaları ve enerji ortaklıkları çerçevesinde şekilleniyor. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, 'Körfez ortaklarımızın Amerikan altyapısına, teknoloji sektörüne ve yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapması memnuniyetle karşılanacaktır' denildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alan ve Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan yaklaşık 39 kilometre genişliğindeki kritik bir su yoludur. Dünya ham petrol ihracatının yaklaşık üçte biri buradan geçiyor. Trump yönetiminin navlun ücreti planından vazgeçmesi, küresel enerji piyasalarında rahatlama yarattı. Brent petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 1,5 gerileyerek varil başına 68 dolara indi. Analistler, kararın ABD ile İran arasındaki gerilimi de dolaylı olarak etkileyebileceğini belirtiyor. Tahran yönetimi daha önce navlun ücretini 'uluslararası hukuka aykırı' olarak nitelendirmişti. Körfez ülkelerinin ABD'ye yatırım yapması ise bölgesel dengeleri değiştirebilir; özellikle Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında ABD'de teknoloji ve savunma alanında büyük yatırımlar planladığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışına bağımlı bir ülke olmasa da küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Navlun ücretinin rafa kalkması, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini dolaylı olarak düşürebilir. Ayrıca Körfez ülkelerinin ABD'ye yönelik yatırım hamlesi, Türkiye'nin bu ülkelerle ekonomik rekabetini artırabilir. Suudi Arabistan ve BAE'nin ABD'de yatırım yapması, Türkiye'nin bu pazarlara ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ankara için asıl önemli gelişme, ABD-İran geriliminin navlun ücreti konusunda yumuşamasıdır; bu durum Türkiye'nin enerji koridoru olma hedeflerini dolaylı olarak destekleyebilir. Ancak Körfez ülkelerinin yatırım rotasını ABD'ye çevirmesi, Türkiye'nin bölgesel ekonomik ortaklık arayışlarını zorlaştırabilir.